Akrep gibisin kardeşim!
Korkak bir karanlık içindesin
Akrep gibi
Serçe gibisin kardeşim!
Serçenin telaşı içindesin
Midye gibisin kardeşim
Midye gibi kapalı, rahat
Ve sönmüş bir yanardağ ağzı gibi korkunçsun kardeşim!
Bir değil!
Beş değil!
Yüz milyonlarlasın maalesef
Koyun gibisin kardeşim!
Gocuklu celep kaldırınca sopasını sürüye katılıverirsin
Ve adeta mağrur, koşarsın salhaneye
Dünyanın en tuhaf mahlukusun yani
Hani şu derya içre olup deryayı bilmeyen balıktan da tuhaf
Ve bu dünyada bu zulüm senin sayende
Ve açsak,yorgunsak,alkan içindeysek
Hala şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak kabahat se..
Senin demeye dilim varmıyor ama kabahatin çoğu senin kardeşim!
Ben bir yabancı buğunun kokusunu alıyorum
Bu kokuyu alıyorsam onulmaz kıskançlık yaramdandır
Benim garipliğime bakma benim kıskançlığıma bakma benim
İncilerin ilk gerçek ve yeni yorumunu bulur gibi oluyorum
Bu inciler denizlerin en karanlık noktalarında bile yoktur
Benim ak ve kara kayalar içinde bulduğum inciler
Bu inciler sen olmasan bende bile yoktur
Oldukları yerde bile
Sezai Karakoç