Defalarca, üst üste, nefessiz okuduğumu hatırlıyorum. Ben edebiyatta tam olarak bunu arıyorum galiba: bir an. Bir kırılma, bir yüzleşme, bir tokat gibi gelen gerçek. Her şey bir anda anlam değiştiriyor. Az önce baktığın şeyle şimdi gördüğün şey aynı değil. O “an” var ya… işte ben o an için bu hikâyeyi defalarca okudum. Bugün hâlâ biri bana ‘en çok etkilendiğin hikâye ne?’ diye sorsa, hiç düşünmeden bunu söylerim.