Hakan Yılmaz

Hakan Yılmaz
@Eylmz13
Başka insanların fikirlerinin sesinin, kalbinin sesini bastırmasına izin verme.
Beyhan Budak'ın Senin Suçun Değil kitabını okuyorum ve bir kısımda "Birçok insan kendisine olan nefretini başka insanlar üzerinden boşaltır." Yazıyor. Bu sözü anlıyorum ama merak ediyorum mesela kişi karşısındakine kendisine benzediğini düşünerek yaklaştığı zaman, herkesi kendimiz gibi düşünmememiz gerektiği konusunda daima bir uyarı alıyoruz. Oysa öteki türlü olduğunda da bencil ve içimizdeki nefreti kusan konumunda gibi kalıyoruz. Aslında dışarıdan bir insana baktığımız zaman iki seçenek gözeterek ona yaklaşıyoruz. Bunlardan birincisi eğer samimi, dostane bir bireysen onun da tıpkı senin gibi biri olduğunu düşünerek, ama yok eğer değersiz, kötümser ve bencil biriysen (öyle olduğunu hissediyorsan) onun da tıpkı öyle olduğunu düşünerek, yani daha çok "ön yargı" dediğimiz temelde yaklaşıyoruz. Peki kişilere tam olarak hiçbir şeyi baz almadan yaklaşmayı başarabiliyor muyuz? Yani insan olarak bunun bir yolu var mı yoksa bu konu zaten ikircikli bir mesele olduğundan mı bu kadar mühim? Çünkü bazı zamanlar bazı kimselere güvensiz etiketi ile yaklaşıyoruz ama o kişinin güvensiz olduğu kanısına ya önceki deneyimlerimiz sonucu ulaşmış oluyoruz ya da kendimizde olmayan güvensizliğimizi dışa vurarak ulaşmış oluyoruz. Bu noktada anlamlandırmak istediğim ise insanlar bir araya geldiklerinde kendilerini mi paylaşıyorlar yoksa kendi yansımalarını diğer kimseler üzerinden anlamlandırmaya ya da cezalandırmaya mı çalışıyorlar?
Anket
Hakan Yılmaz
Kişilere hiçbir şeyi baz almadan yaklaşmak bence hiç mümkün değil çünkü yüzyıllardır toplumda hakim olan; yabancıya karşı istemsiz de olsa mesafe koyulması gerektiği düşüncesi ne kadar inkar edilse de iç güdüsel olarak bize işlemiş bir şeydir. O yüzden de bu hep var olacaktır. Elbette türlü türlü sebepler olabilir mesafe için ama en belirgin olanı bence budur. Son soruya kendi fikrimse, kişiler kendilerini paylaşmıyorlar sadece bir başkasına baktıklarında kendi içlerinde öyle olabilme potansiyellerinin farkında oldukları için KORKU işin içine giriyor. Aslında tüm bunlara sebebiyet veren temel etkenin bu olduğunu düşünüyorum.