Eylül

Eylül
@Eylul211
Seninle tanışmak kaderdi belki, Ama sana aşık olmak Kalbimin en güzel kararıydı… “İYİKİM”
3 Haziran Pazartesi sabahı🖤💐 Vera pencereden giren güneşle erkenden uyanır, ama yataktan çıkmaz, sessizliği bozmak istemez. Saat yedi buçuğa doğru Nazım Hikmet kalkar. Yarı çıplak, her zamanki gibi koşarak kapıyı açacak, posta kutusundan mektupları, gazeteleri alacaktır. Sonra divana uzanacak, onları yutarcasına okuyacaktır. Kapının zincirini çıkaramaz, aralıktan sağ elini uzatır, postayla gazeteleri çekip alır. Yavaşça döner, fakat birden dizleri çözülür, yürüyemez. Can havliyle elini cebine atar, kalp hapını yanına almamıştır. Karısı Vera’yı çağırmak ister, ama sesi çıkmaz. Gücü kalmamıştır, kendiliğinden kapanan kapıya dayalı, askılığın oraya yığılıverir. Oturur, bacakları uzanık, kolları iki yanına düşük, gazete ve mektuplar önüne saçık, mavi gözleri yarı açık orada can verir. Nazım Vera’yı tanıdığı zamanlar ağır hasta haldeymiş. Vera’ya duyacağı derin aşkın onu ölüm döşeğine götüreceğini tahmin ettiği halde, gönlüne söz geçirememiş ve sevdalanmış. Uzun zaman şiir yazmayan Nazım tüm hastalıklarını unutmuş ve Vera’sına şu satırları yazmış. Bir yaz yağmuru yağdı içime gümüş güvercinler uçtu damlarımdan koştu yalınayak toprağım… Nazım ölüm döşeğindeyken, ölmeden kısa bir süre öncede Vera’ya şu sözleri söyler; "öldükten sonra yarım saat için uyanmak isterdim. bana bunca acı çektiren yüreğimi görmek, bir de senin ağlayışını işitmek için..." Nazım'ın öldükten sonra Vera'nın gözlerinin önünde, ruhu bedeninden ayrılmış hâlini gösteren o fotoğrafa her baktığımda içimde bir hüzün olur. O kare yalnızca bir vedayı değil, insanın kaçmaya çalıştığı en büyük gerçeği de anlatır. Bir gün hepimizin son nefesini vereceğini, kurduğumuz hayallerin, biriktirdiğimiz anıların ve uğruna yıllar harcadığımız şeylerin geride kalacağını hatırlatır. O fotoğrafa baktıkça zamanın aslında ne
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Keşke tüm sıkıntılarını kendi ellerimle alıp uzaklara götürebilsem, keşke kalbine dokunan her üzüntüyü silebilsem. Senin bir tek damla gözyaşın için herşey feda olsa ama gözyaşı hiç dökmesen. Sen hiç bir zaman yalnız değilsin, Günlerin ne kadar zor geçerse geçsin, gecelerin ne kadar uzun olursa olsun, ben hep yanındayım. Güldüğünde mutluluğunu paylaşmak için, ağladığında gözyaşlarını silmek için, konuşmak istediğinde dinlemek için, hiçbir şey söylemeden sadece yanında durmam gerektiğinde sessizce elini tutmak için, elimden ne gelirse işte hep yanındayım. Dedim ya ailen bil, arkadaşın bil, seven adam bil, yoldan geçen herhangi biri bil ne bilirsin bil ama senin yanında olduğumu hep bil. Seni sadece güzel günlerinde değil, en yorgun, en hüzünlü, en umutsuz hissettiğin zamanlarda da seviyorum. Ben seni, hayatın bütün mevsimleriyle seviyorum. Baharında çiçek açan neşeni de, kışında içine çöken hüznünüde. her karanlık gecenin ardından sabah doğar. Her kışın bir yazı olur, Bugün seni yoran ne varsa, bir gün geride kalacak. Tüm zor günler geçip gidicek. Ben hep senin yanında olucam. Birlikte atlatalım tüm bu zor günleri.. İstersen elini tutacak yerde, istersen kalbinin hemen dibinde. Ama hep olucam. Sana inanıyorum. Gücüne, güzel kalbine, merhametli dolu yüreğine ve bu günleri aşacağına inanıyorum. Her şey geçecek söz. O güzel gözlerin gülmek için yaratılmışken, bir damla yaşın bile yanağından süzülmesine gönlüm razı olmuyor. Kıpkırmızı olan o gözlerini görmeye içim dayanmıyor😔 Sen üzülürsen ben daha çok üzülürüm, Sen gözyaşı dökersen benim de içim ağlar. Bizim için üzülme 🫂 Bilirsin Allah’ım onun için sana her gün el açtım, Önce onun için dualar ettim sonra da bizim için. Bugün sadece onun için ediyorum, Kendim için bişiy istemiyorum bugün senden. Biliyorum ki sen duaları
Günaydın, dünyamı aydınlatanım, Günaydın, günümü ışığa boğanım, Günaydın, güneşim, Günaydın, akşamdan kalan sevdam, Günaydın, yeni güne umudum, yarına olan inancım, Günaydın, sevdam, Günaydın, kalbim, Günaydın, huzurum, Günaydın, bugünüm, Günaydın, yarına sarılışım, Günaydın, sabahın en güzel yanı, Günaydın, içimdeki dinmek bilmeyen aşk, Günaydın, vicdanı merhametle yoğrulmuş güzel yüreklim, Günaydın, ömrümm.. Günaydın, çiçek kokulum.. Sana binlerce günaydın desem az gelir.. Dün gece gözlerimi kapatırken de sendin aklımdaki, bu sabah gözlerimi açarken de ilk sen düştün yüreğime. Seni düşündüm uyudum, Seni hayal edip kollarında yumdum gözümü, Başımı kokuna yasladım da kapadım gözlerimi, Göğsünde uyandım, Seninle gözümü açtım yeni bir aya, Yeni bir güne, Yeni saatlere.. Bugün 1 Haziran; yeni umutlar, yeni inanışlar, Yeni kolaylıklarla gelsin bize.. Ayın ilk gününe, günün ilk saatlerine, mevsimin ilk sabahına seninle açıyorum gözlerimi.. Gülüşün kadar güzel,
Kitapların arasında kuruttuğum çiçeklerim var benim. Her biri sana dair bir hayalin arasında saklı sanki. Her biri bazen bir sayfayı açıyor, Kimisi aradan düşüp küçücük bir çiçekle birlikte seni ve seninle kurduğum hayalleri hatırlıyor bana;aynı masada içeceğimiz kahveleri, paylaşacağımız uzun hikâyeleri. Artık geleceği düşündüğümde kendimi yalnız hayal etmiyorum. Merak ettiğim şehirlerde, güzel manzaralarda, okuduğum cümlelerde ve duyduğum şarkılarda hep sen varsın. Görülecek, Keşfedilecek, Belki de günlerce bir orman içinde yahut bir su kenarında huzurla geçirilecek kamp günlükleri, Haftanın bir günü rakı balık yapacağımız o gün,(cuma olmaz. Cumartesi olsun🫂) Bulaşıkları sevmediğini bile bile sana yıkacağım günler, Çoraplarını kenara atmışsın diye kızıp sonra da kıyamayıp kendi kendime yatışacağım anlar.. Daha bir sürü hayalim var ama en çok hangisini istersin dersen; Başım göğsünde,sesinin tınısına bırakıp kendimi oracıkta uyuyacağım günler derim.. Huzurla, Güvende hissederek, Korkmadan, Çekinmeden, Yüzümde tebessümle göğsünde uyuyacağım günler.. Biliyor musun:Sen bana sevginin insanın içini huzurla doldurduğunu öğrettin. Olmadığında içim susuyor, Yüzüm gülmüyor, Neşem benden çooooook uzaklara gidiyor.. Ama sen olunca tam aksi dünyanın tüm gürültüsü susuyor, içimdeki telaşlar sakinleşiyor. Çünkü senin varlığın benim yuvam yokluğun kapı eşiğinde kalmışlık hissi.. Kalbime iyi gelenim, beni olduğum gibi sevenim.. Aksiyim biraz, Huysuzum kabul..
İnsan eksik doğar, tamamlanmak için yaşarmış. Eksik kaldığımı anladığımda farkına vardım. Seni tanımadan önce eksikmişim, seninle tamamlandım. Kaç bahar geçirdim seni tanımadan, Kaç yaz? Kaç sonbahar yapraklarını döktü gözlerimin önünde, Kaç kış geçti içimde sessizce… Ama hiçbir mevsim seninle tanıştıktan sonraki kadar güzel değildi. Seni tanıdıktan sonra her mevsimin tadı ayrı oldu, Her doğan güneşin anlamı farklı. Senli her anın tadı bambaşka. Kısacası seninle her şey tamamlandı gibi. Öyle değerlisin benim için. Öyle bambaşka. Herhangi biri değilsin benim için. Sevdiğim, Değer verdiğim, Hayatımın çok büyük kısmını kaplayan herşeyimsin.. Hal böyle olunca senin sevgin de başka oluyor, Canımı yakmaların da… Senden geliyor diye üzdüklerine susabilirim, Ama leyleğin şöyle bir hikâyesi vardır; Leyleğin ayağını kesmişler, Ondan gelsin gelecek olan, ne de olsa kanatlarım var demiş, uçmuş. Acısını konduğun zaman anlarsın demişler arkasından. Seni sevdiğim için birçok şeyi görmezden geliyor, Birçok şeyi duymuyorum. Leylek misali, Senden gelsin diyorum. Sevgime güvenip uçmaktan korkmuyorum.