Heathcliff

Heathcliff
Her şeyi düzeltmeye kalkışmanın yok ettiği...
...adınızı bile anmak istemediğimi söyleyeceğim. Bana etmediği taş yüreklilik kalmadı, diyeceğim." "Böyle bir şeyi söylemeye nasıl cüret edebilirsin sen, Jane Eyre?" "Nasıl mı cüret edebilecekmişim ... Nasıl, ha? İşin doğrnsu bu da ondan, Mrs. Reed! Siz sanıyorsunuz ki ben duygusuzum; hiç sevgisiz, güler yüzsüz yaşayabilirim sanıyorsunuz. Ama yaşayamam. Sizde acımak diye bir şey de yok. Beni kırmızı odaya nasıl ittiniz ... Nasıl hoyratça, kabaca ittiniz, beni oraya nasıl kapadınız ! Dehşet içinde kıvrandığım halde, boğulacak gibi olarak, 'Acı bana, acı bana, yenge!' diye yalvardığım halde kilitlediniz beni. .. Bunu ölünceye kadar unutmayacağım. Hem de bu cezayı bana neden verdiniz? Çünkü o hain oğlunuz beni dövmüştü ... Hiç yoktan. Bana soranlara olup bitenleri olduğu gibi anlatacağım. Herkes sizi iyi bir kadın sanıyor ama, kötü yüreklisiniz siz, taş yürekli. Asıl yalancı sizsiniz!"
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Oysa yeni bir kadın için en ufak bir istek yok içimde. Herhalde aşkın aşağılamalarından geri çekiyorum kendimi.
Aslında çoğu kadın günbegün iki nüsha halinde ne taşıdığının farkında değilmiş gibi gelir bana. Bedensel gerçeklerle her gün yüz yüze gelmek (bu benim tahminim), bu kadınların kendi memelerini farkında olmadan küçümsemelerine yol açmış. Daha bebekken bile, annemin memelerini annemden daha çok seviyordum sanırım. Annemin nahoş, cırtlak bir sesi vardı ve ben bu sesi onun göğsüne yatar yatmaz unutabiliyordum. İki yaş civarındayken şunu çok iyi anlamış­ tım: Sükûnet dünyaya kadının göğsünden gelir. Hâlâ inanırım buna.
Bir kadın hayattan hoşlandığı zaman daha da güzelleşir.