Ölüm sahip olmak ilkesinin nihai bir sonucudur ve "bitip gitmeyi" "kaybetmeyi" içerisine alan bir kavramdır.
Yaşam ise "olmak" kavramına paralel olarak yok olmayı ve yitirmeyi içermez.
Çünkü sahip olmak kavramının alanından yaşamın yitiminde "sahip olunan" şeyleri yitiriyorsan ve ölüm geldiğinde sahip olduğun "ben" kavramın kalmamışsa "ben"in yokluğu zemininde bir yitimden de söz edemeyiz. Yaşam doğası gereği son bulmayı içine almaz. Son bulan şey sahip olduğun nesnelerin ve ötekinin eksikliğidir. Olmak ilkesine uyan şeyler ve sahip olmak ilkesinden baktığımızda sevginin olmak ilkesine uyabilmiş biçimi( yani gerçek, salt 'sevgi') bir olmayı birlikteliği ve itaati ortaya çıkaran bağlılık duygusundan kopukluğu anlatıyordu. O halde sevgi ölüme üstün gelecekti.