Tutunacak bir yeri olmayan insan, her an binlercesi ile karşı karşıya olduğu etkileri ve izlenimleri bir düzene sokamaz ve davranışlarını neye göre ve nasıl ayarlayacağını, karşılaştığı olaylara nasıl tepki göstereceğini bilemez. Dünya tasarımımız yanlış bile olsa, psikolojik işlevini yerine getirerek, yani bize anlamlı gelerek, o sonsuz sayıdaki veriler arasında belki de yanlış olan bir yol bulmamızı sağlayacaktır. Diğer insanlarla bir arada olup, onlarla anlaşmamız ise bize, fikirlerimizin doğru olduğu güvencesini ve huzurunu verir. Bugüne dek ortaya çeşitli dünya tasarımları ve yaşam görüşleri atılmıştır. Bunların ne tümden yanlış ne de mükemmel ve eksiksiz olduğu söylenebilir. Ama hepsi de işlevlerini yerine getirmiş ve insanların yaşamalarını mümkün kılmışlardır. Dünya tasarımı, uygulamalardaki akıldışılıktan ve çelişkili davranmaktan uzaklaşıldığı oranda yücelecek ve gerçeğe yaklaşacaktır.
Ölüm sahip olmak ilkesinin nihai bir sonucudur ve "bitip gitmeyi" "kaybetmeyi" içerisine alan bir kavramdır.
Yaşam ise "olmak" kavramına paralel olarak yok olmayı ve yitirmeyi içermez.
Çünkü sahip olmak kavramının alanından yaşamın yitiminde "sahip olunan" şeyleri yitiriyorsan ve ölüm geldiğinde sahip olduğun "ben" kavramın kalmamışsa "ben"in yokluğu zemininde bir yitimden de söz edemeyiz. Yaşam doğası gereği son bulmayı içine almaz. Son bulan şey sahip olduğun nesnelerin ve ötekinin eksikliğidir. Olmak ilkesine uyan şeyler ve sahip olmak ilkesinden baktığımızda sevginin olmak ilkesine uyabilmiş biçimi( yani gerçek, salt 'sevgi') bir olmayı birlikteliği ve itaati ortaya çıkaran bağlılık duygusundan kopukluğu anlatıyordu. O halde sevgi ölüme üstün gelecekti.
Her şeyin değil bazı saatlerin, günlerin güzel olacağı, güzel kelimesini ilk defa alelade söylettirmeyecek bir yıl diliyorum. Sadece güzel anlara ihtiyacım var bunu biliyorum ama öyle sıradan huzurlu
İnsanları uyandırmanın suç olduğunu ve kendi hallerinde bırakmanın bin kat daha iyi olacağını bilmemize rağmen (çünkü uyandıklarında onlara önerecek hiçbir şeyimiz yok), onları sarsmalı ve uykularından çekip çıkarmalıyız