Gecenin karanlığında ayyuka çıkan o hisler havanın aydınlanmasıyla yerine siner, derlerdi.
Ah yüreğimin en derin ağrısı…
Sen bilmezsin.
Ben senin için sabahın köründe de gecenin deminde de aynı sancıyla kıvranıyorum.
Bir zamanlar kendimi
Bulunmaz Hint kumaşı sanmıştım.
Kaç metredir benim yokluğum?
Benden daha çok var sanmıştım.
Benim yokluğumdan dünyaya
Bir elbise çıkar sanmıştım.
Dünyanın çıplaklığına bakmaya utanmadan
Sonunda ben de alıştım.