Hiç kimse onun kadar çalışmamış, onun çektiği çileyi çekmemiştir. On dört çocuğu var, olgun yemişler ağaçtan nasıl koparsa, hepsi de bir bir ayrıldılar ondan. Zalim bir kadın olan karısı öldü. Bir başına kaldı. Çocukları onu soyup soğana çevirdiler, reddettiler, insanların olanca nankörlüğü üstüne çullandı. Yabancıların değil, öz evlatlarının ahlaksızlığına şahit oldu. Anlıyor musun? Hep sevdiği, yardım ettiği, yine de sevdiği, lanetleyemediği, onu yalnız da bıraksalar, hiç şüphesiz ölürken de hayır duasını esirgemeyeceği çocuklarında zehre çevrildi onun kanı. Bir insanın iyi kalmakta direnişi olağanüstü, hemen hemen inanılmayacak bir şey değil mi? Bunca acı çektikten sonra, senin de gördüğün gülümseyişini koruyabilmiş! Tullio, onun o gülümseyişini unutmasan iyi edersin...