Halide Edip sivil olarak Kurtuluş savaşına katılan kadın kahramanlardandır. İzmirin yunanlılar tarafından işgali üzerine Sultanahmet mitinginde konuşma yapar..Kurtuluş Savaşında bugün kızılay dediğimiz hilal-i ahmer döneminde hastabakıcılık yapar, Sakarya
Savaşında ise gönüllü olarak cephede çalışır..Yazar romanında işgal altındaki ülkenin o gün ki halini, gözlemlediği cepheleri romanında kimi zaman "Peyami" olup onun gözüyle bize anlatmaya çalışır, kimi zaman da Ayşe.
"Ateşten gömlek"vatanı kurtarmak için, İzmiri yunandan geri almak için giyilmesi gereken gömlek.Bunu istanbul mitingi konuşmalarında çok net anlıyoruz ancak kitabın ilerleyen bölümlerinde bu ateşten gömlek zaman zaman beşeri bir aşk hikayesine dönüşüyor..Ayşe ihsanı sevdi mi, sevmedi mi,yoksa vatan aşkı için giydiği ateşten gömleği taşıma yükümüydü onu susturan? sadece İhsan ya da Peyami değildi ateşten gömleği sırtında taşıyan..O gün her şehit söyleyecek bir sözü içinde götürdü öteki aleme.
Kitap belki de cephede yazıldığı için zaman zaman akışta kopmalar hissediyorsunuz okurken ama bu da kitabın kurtuluş gerçekleşmeden yazıldığı için kitabı daha da büyülü hale getiriyor.Kendinizi Ayşe'nin, İhsan'ın, Kezban'ın, Peyami'nin yanıbaşında hissediyorsunuz.Okurken yer yer düşünceye dalacağınız, kimi zaman göz yaşlarınıza hakim olamayacağınız iç burkan acı dolu bi eser..Aziz vatan uğruna sırtına giydiği ateşten gömlek içinde çarpışan tüm Şehitlerimizin ruhları Şad olsun..