Emirhan

Karış karış yürüdüğüm Singapur sokaklarında bir kez bile gecekondu mahallesine rastlamamıştım. Bu şehir devletinin içindeki tüm sokaklar tertemiz ve derli topluydu. İnsanlar oldukça fit ve sağlıklı görünüyorlardı. Hemen hemen herkes bakımlı, pirüpak ve şık bir şekilde çıkıyorlardı sokaklara. Birileri eğer bana modernliğin ne demek olduğu sorsaydı, onlara Singapur’u işaret ederdim. İçinde yaşayan her ırkın haklarına ve geleneklerine saygılı yönetim şeklinin insanların refah seviyesini en üst düzeyde tutabilmek için büyük çabalar sarf ettiğini, o topraklara birkaç günlüğüne gelmiş olan ben bile hissedebiliyordum.
Sayfa 147
Reklam
Alman ailelerinin çocuklarına aşıladıkları özgüven beni gerçekten etkiliyordu. Nerede bir Alman ile tanışsam, gencecik yaşlarda tek başına büyük maceralara atlıyor, muhteşem bir cesaretle hareket ediyorlardı.
Sayfa 140
Bir düşü gerçekleştirmek için önce o düşü rüyalarında yaşayacak kadar inanman gerekiyordu.
Sayfa 123
Sonra fark ettim ki aslında benim tutkum, hevesim bu dağı ya da manzarayı görmek değildi. Aslında bu yüce mücadele, yıllarca hapsettiğim ruhumun artık özgürce dolaşabilmesi için kendimce sisteme vurduğum bir tokattı. Benim için simgeler, yani somut olarak görülecek yerler hiçbir zaman asıl amaç olmadı. Bir arayışın içinde kendi benliğimi, varoluşu, yaşamayı ve değerlerimi bulmayı arzuladım. Uyanış’ın çaktığı ilk kıvılcımdan bu yana, gözlerim artık farklı görüyordu. İçimde iki farklı ruh varmış gibi, yıllarca bana hükmeden siyah ruhu gömerek aydınlığa erişmiş beyaz bir ruh vardı artık bedenimde ve bu fevkalade bir dönüşümdü.
Sayfa 120
Aisha da Anita’ya göre hareket ediyor, o nasıl plan yaparsa onu takip ediyordu. Bunu yaparken gerçekten mutlu muydu yoksa cesareti olmadığı için yeni tanıştığı arkadaşının peşinden gitmeyi mi tercih ediyordu? Hayatım boyunca Aisha gibi olmak istemedim. Kendi kararlarımı verip istediğimi yapamadığım sürece benim için bu yolculuğun bir anlamı yoktu. Özgür olmaktı asıl olan; dilediğin yerde durup soğuk bir meyve suyu yudumlamak, ruhunun daraldığı yerde bir saniye bile beklemeden harekete geçmekti asıl yolculuk.
Sayfa 114
Reklam