Boş yere gölgelere gizlendiniz
Huzurlu, mutlu dostlar için,
Şiirlerim benim! Kaçmadınız siz
Kıskançlığından öfkeli gözlerin.
Silik eleştirmen şimdi Ludmila’dan yana
Meşum bir soru yöneltti bana:
Ruslan’ın can yoldaşını niye,
Kocasını alaya alırcasına
Anıyorum hem kız, hem prenses diye.
İyi niyetli okuyucum burada
Görüyorsun kinin kara izini!
Söyle Zoilos, söyle hain,
Nasıl yanıt vereyim peki?
Utan, zavallı, hadi selametle!
Utan, tartışmak istemiyorum;
Haklı oluşuma gönülden memnun,
Susacağım gösterişsiz bir tevekkülle.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Tutsaklık içinde sevdalımdan uzakta,
Artık niçin yaşayayım ki bu dünyada?
Sen ey, öldürücü tutkusu üzerime
Titreyen ve bana acı çektiren!
Beni korkutamaz bir zalimin hükmü:
Ludmila becerebilir ölmeyi!
Ne sıkıcı ezgilerine, ne ziyafetlerine,
Ne de ihtiyacım var gölgeliklerine-
Ne yemek yerim, ne de dinlerim,
Bahçelerinin ortasında öleceğim!”
Böyle düşündü - ama başladı yemeye.
Gerçeğe gönül verip de,
Kalbin karanlık dehlizlerini görenler
Kendilerinden mutlaka bilirler:
Eğer bir kadın kederler içinde
Ağlayarak, kimseye belli etmeden,
Alışkanlığa ve sağduyuya inat,
Bir gün aynaya bakmayı bırakırsa-
O zaman acısı ciddidir gerçekten.
Titriyordum, yere dikerken gözlerimi;
Beni usandıran ihtiraslı sözlerini
Aksırık tıksırık arasında sürdürerek
Dedi ki: “Evet, şimdi tanıdım bu kalbi;
Vefalı bir dost görüyorum, bu yürek
Tatlı ihtiraslar için yaratılmış,
Uyandı duygular, yanıp tutuşuyorum.
Istırap çekiyorum aşk arzusuyla…
Hadi, gel artık kollarıma…
Ah, sevgilim, bir tanem ölüyorum!”