Durgun bir suyun içinde çırpındığımı hissediyorum. Belki yosun tutmaya da başladım. Mumya anılarla geçiyor günlerim Hayatımın gönle ferahlık verecek mavisi pembesi kalmadı. Hayal kırıklığı Hamlet’ten koskoca bir roman çıkarabilirdim. Fakat acıları deşmekten korktum, her zaman korktum. İşte öyle oluyorsun tutup geberiyorum!
Sandığın altında özenle yerleştirdiğin boyalar hep kurumuş, çatır çutur. Atmak gerek. Fakat kıyamıyorum. Bir gün yeniden yaparım ümidiyle saklamıştım yağlı boyaları, sulu boyaları, mum boyaları. Gençliğimde ayağı kırıklıklarım çabuk geçer, hayallerimi yine kırmak için ortalara atılırdım. Şimdiyse kılları kaskatı kesilmiş fırçalarına bakıyordum.