Hayat karşısındaki bu tutukluk, bilinçaltında zehirli bir kaynaşmaya yol açmıştı. Söz konusu fokurdayış, giderek bilinçaltından taşmış, varlığının bütün tozanlarına, en küçük gözeye kadar işlemişti. Geriye ne mi kalmıştı? Acılarla barışmak! Kendisini kuşatan acıları bir merhem var saymak gereği doğmuştu. Yaralı o merhemin şifasını ve yakıcılığını kabul etti. Zaten başka çaresi de yoktu.