Hâdiselerin en derûni saikleri hiçbir zaman anlaşılmayacaktır. Bunları anlamak için insan ruhunun o pek çapraşık mekanizmasını iyice bilmek lâzım. Bu da kabil olmadığına göre her
hâdisede bizce meçhul taraflar bir ukde olarak kalacaktır. Insanlar ve hâdiseler hakkındaki hükümlerimizi bütün bu meçhullerin halline birakırsak hiç bir hâdise anlaşılamayacak demektir.
Görüyorsun ki tarihin ışıldakları altındaki bir adam için bile, ölümünden beri aşağı yukarı üç buçuk asır geçtiği halde değişmez hüküm verilemiyor. Çünkü herkes her hâdiseyi yalnız kendi görüş noktasındanı seyrediyor.