“Hasan Basri rahmetullahi aleyh neyi örnek veriyor? “Allah dese ki: ‘Cehenneme bir kişi girecek, kullarımın gerisini affettim.’ O birisi muhakkak benim!”
Cehennemde hissediyor kendisini. Diğer taraftan başka umudu da var. “ Allah ‘Bir kişiyi cennete koyacağım, gerisini koymayacağım.’ dese o da ben olabilirim.” diyor. İman budur zaten. Ahirete iman ne kadar canlıysa sen o kadar izzet sahibi olursun.”
“Bu bağlamda Firdevs ehli ile diğerleri arasındaki fark, amellerin sayısından çok bunların niteliğinde ve kalbin Allah'a bağlılığında ortaya çıkar. Hasan el-Basrî, Hz. Ebû Bekir hakkında “Ebû Bekir'in üstünlüğü amellerinin çok olmasından değil, onun kalbinde bulunan bir şeyden kaynaklıdır" demiştir. Hasan el-Basrî'nin bu sözü tâbiîn nesline, yani düzenli teheccüd kılan ve düzenli Kur'an okuyan ikinci en hayırlı nesle söylediğini belirtmekte fayda vardır!
Hz. Ebû Bekir taalluk (Allah ile bağ), ihsan (yaptığı işi en iyi şekilde yapma) ve murakabe (Allah'ın sürekli gözetlemesi) şuuru vardı.”
“Allah meleklere, Adem'e secde etmelerini emrettiğini, İblis dışında hepsinin secde ettiğini söylüyor ve İblis için "O cinlerdendi" buyuruyor. Bu çok açık bir kanıttır ki İblis, diğer bazı dinlerde inanıldığı gibi melek değil, cindi. İblis, Allah'a itaatten yüz çevirdi ve Allah onun hakkında,
"Şimdi siz beni bırakıp onu ve onun soyunu mu dost ediniyorsunuz? Oysa onlar sizin düşmanınızdır. Zalimler için bu ne fena bir değişmedir!" buyurdu.
Allah Kureyş'e, İblis'in en başından beri böyle kibirli olduğunu ve insanlığa karşı en başından tavır alarak onlardan nefret ettiğini söylüyor; durum bu şekilde olduğu hâlde Kureyşliler onu müttefik olarak mı kabul edecekler? En başından insana secde etmeyi reddeden İblis'in şimdi onları seveceğini ve onlara saygı duyacağını düşünüp İblis ve soyunu dost mu edinecekler?”
“Her insanın amelini (veya kaderini) boynuna bağladık. İnsan için kıyamet gününde, açılmış olarak önüne konacak bir kitap çıkarırız (ve ona) ‘Kitabını oku, bugün sana hesap Sorucu olarak kendi nefsin yeter’ deriz”
(İsra/13-14)