1984 kitabında gectiginde araştırmam icin not aldığım bir kavram vardı:"Engizisyon "o zaman biraz bakmıştım. Güneş Ülkesi bana tekrar hatırlattı.
Katolik Kilisesi'nin kendince çıkardığı bu sistem o kadar zalim ki, iskenceleri , cezaları, ölümleri okurken' 😱 'boyle oldum.
Deizm'in doğmasına sosyolojik ve psikolojik olarak alt yapı oluşturduğu o kadar aşikâr ki...İnsan doğruyu, yanlış sekilde gösterirse hele de toplumda bu yanlıs izlenimi yaratan, dini anlatan bir kurumsa. Din iste o zaman din olmaktan çıkıp kurumsal, otoriter bir din haline geliyor. Bu insanlarda hangi düşünceleri doğurur? 'Tanrı bunu mu emrediyor, doğru bu mudur ki ?' Yanlış yapma korkusu ,dusunceleri ve inancı sebebiyle Tanrı ve dine olan bakışı değişir. Toplum üzerinde Kilisenin gücü ve zalimliği insana olan bakış açısını bile degistirecek güçte. Bunlarsa toplumsal olarak bir arada yaşama düzenini bozan, sınıf çatışmalarına sebebiyet veren bir sistem geliştirir. Bu sistemde en önemli olması gereken seyse 'bilgidir'. Neden? Okudukca gerçeği öğrenen insan boyun eğmez. Gercek ve yaniltici olan dini ayırt edebilir. Matbaanın doğuşu bircok şeyi değiştirmiş yani arkadaslar; kısaca soyleyeyim, bolca okuyun.☺️