Serinin ilk kitabına göre sanki daha yavaş ilerliyor ama sonlara doğru soluksuz okuyorsunuz.
Millie, her şeye burnunu sokmadan duramıyor maalesef. Bu kadının başına ne geliyorsa hep bundan geliyor. Ayrıca asla akıllanmıyor; hep bildiğini okumakta bayağı ısrarcı biri. Bir de cabuk güvenmemesi gerektiğini öğrenmesi lazım. Gerceklik algisinda da bir problemi oldugunu düşünüyorum. Bazen bana her seyin sanrıdan ibaret oldugunu düşündürüyor
Hayatının karmaşasından sebep kendine bir brokoli bulmuş, sevdiğini iddia ediyor. He aynen kanka, çok seviyorsun. Brokolinin de sevgisine hayran kaldım doğrusu.
Her neyse... Olaylarda bazı kısımların çok uçuk olduğunu düşündüm şahsen. Onun dışında olay akışını sevdim. Bazen beni güldürdü, bazense gerilime soktu.
Güzeldi.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Psikolojik gerilim severlere tavsiye ederim.
Kitap çok sürükleyici. Kısa kısa bölümlerden oluşuyor, bu da her seferinde "Bir bölüm daha okusam" düşüncesini uyandırıyor. Sonra bir bakmışsınız, kitap bitmiş.
Travmaların ve intikam arzusunun insanı nasıl değiştirdiğini, kötülüğün kötülüğü doğurduğunu; iyiliğin ise kötü olana bile merhamet gösterip vicdanlı kalabilmekte olduğunu hatırlatan, intikam ve adaleti bize sorgulatan güzel bir başlangıç kitabı olmuş.
Kitabın herkese yönelik olmadığını düşünüyorum. Kitap başlarda çok rahatsız edici sahneler barındırıyor. Bana göre akıcı, sürükleyici bir kitaptı. Kitabın baş karakteri Alex'ten hiç hoşlanmadım. Yaptıklarından öte, sürekli kendini mağdur gibi gösterme çabası, her zaman kendini haklı görüşü, pişmanlık duygusu yaşamaması, "kardeşlerim" hitapları falan beni rahatsız etti.
Gelelim kitaptaki yönteme; Ludovico. Suçluları topluma kazandırma yöntemi mi diyeyim, yoksa sen mi gerçek adını söylersin, robotik sistem (otomatik portakal)? Suç, iradenin ortadan kalkmasıyla yok olur mu? Sadece bastırılır, insan da insan olarak kalmaz. Asıl iyilik, kötülüğü yapabilme yetisi varken yapmamaktır.
Deneyle Alex'in görüntülere ve müziğe karşı koşullanması ve rahatsız olması da bana Pavlov'un koşullanma deneyini hatırlattı. Yazar sistemi sadece karakterlere uygulamıyor sanki, bize de uyguluyor. Baştaki rahatsız edici sahnelerin detaylı verilişinden dolayı alışmamız ve gençlerin kendi aralarında kullandığı, bilmediğimiz garip dili otomatik olarak farketmeden hemen öğrenmemiz... Yani belki de asıl Ludovico suçlular için değil, toplum için tasarlanmıştır.
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113,3bin okunma
Dönemine göre kitap kesinlikle mükemmel bir dünya, yani ütopya bir eser. Ancak günümüz modern toplumundan bakınca süslenmiş, püslenmiş bir distopik esere benziyor İnsan özgürlük olmadan mutlu olabilir mi, olursa nereye kadar?
Güneş ÜlkesiTommaso Campanella · Nilüfer Yayınları · 20174,679 okunma