Fırat DOĞAN

Fırat DOĞAN
@FIRATDOGAN
Sevdiğiniz çiçek milyonlarca yıldızdan yalnız birinde bile bulunsa yıldızlara bakmak mutluluğunuz için yeterlidir. Küçük Prens
… çünkü toprak dinledim demir anladım kömür duydum davullar dağıttı göklere savaşlardan dönmezliğimi çünkü bol kurşun yedim besmele'yle vuruldum bilirse düşman bilir öyle kolay ölmezliğimi bir mehmed kalktımsa ayağa bin mehmed oturdum asya'dan aldım türkü avrupa'ya getirdim yanardağlar kıskanır böyle ateş sönmezliğimi emperyalizme karşı her süngü benim adım mustafa kemal'den bu yana mehmed sıradağlarıyım…
Sayfa 55 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, mehmed sıradağları·Kitabı okudu
Şiir
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
… hoş geldin türk!.. sağın solun su deli bir zenginlikle çalkanır toprağın nice kurşun nice kükürt öğütüp elini uzatsan şarap çeker parmakların çekirdekli üzümlerden çardak dolusu çakır bir zeytinyağı ışıldar küp küp şavkına çöreklenmiş çökelek kokusu nice dağ keçileri ateşlerine düşüp nazlı aylar çizer boynuzlarıyla geceye hoş geldin türk!.. bulutlu biraz dalgın birden ayağa kalkmış bütün umutların adını verdin varlığını adadın bu ülkeye
Sayfa 51 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, ç koçaklaması·Kitabı okudu
Şiir
… yeniden başlamaklarla geçiyor ömrümüz iyimserliklerimizi duvarlara çarpıyorlar içimizde bulut bulut bir güneş tutuluyor soluklarımızı kesen demirden sarmaşıklar dibinde düşlerimizi tükürdüğümüz gözlerin bezginlik sislerinden kurtuluyor kulakların zemberekli çığlıklardan yanık yanık koğuşlarda akşam oluyor yukarda gökyüzü kıvılcım ve duman
Sayfa 46 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, yorgunlar sendikası·Kitabı okudu
Şiir
Geceye güzel bir şarkıyla veda edeyim…
Paylaşır mıydın tam da şu anda acımı benimle Hisseder miydin ta en uzaktan tuzumu teninde Olamadık senle belli buna çok üzülüyorum Olan olup bittiğinden beri yok gülemiyorum İçi sensiz bir kalbi ben ne diye taşıyorum…
çağrışım neonları dakikada bir çakıyor havada yalnızlık bir bıçak gibi çekili gözlerin gözlerimi gece yarısı bırakıyor karakol kırmızısı cehennem yeşili gece yarısı kalkıyor kaçırdığım gemiler hay allah kim imzalamış bu kadınları dudaklarını düşünsen ömrün yetişmez gülümsemesinler öyle parlar ki alınları besbelli bu aydınlıkta sevişilmez insan utanır çıplaklığında ürker sen ki içimin sabahçı kahvelerinde tutuklu sendikacıları bekleyen çok bulutlu koskoca bir gök emrinde dört tarafa paldır küldür genişleyen sustaları açılmış ince minareler sanrıların sansardan çabuk uç uca it usanmışlıklarına atladığı anıların fosforuna azbuçuk dokununca deli kibritler gibi sırasız parladığı ateşe attığın eski filmler seni kendim sanmak bir akşamüzeri başka bir yaşantıda fransızca güzel karartma yıllarının çalar saatleri gerilim yüksekliğinden uğuldayan tel bir bardak şarap üç sayfa baudelaire deli bir kapı olmak açılmak ansızın soğuk yılan mavisi çelikten bir şaşırmak en olmadık yerinde sabah karanlığının kendini yavaş yavaş ölüme alıştırmak canavar düdükleri başucunda serviler
Sayfa 44 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, yüksek gerilim·Kitabı okudu
Şiir