Elhasıl:
Âhiret gibi, dünya saadeti dahi, ibadette ve Allah'a asker olmaktadır. Öyle ise, biz daima:
اَلْحَمْدُ ِللّٰهِ عَلَى الطَّاعَةِ وَالتَّوْف۪يقِ
demeliyiz. Ve müslüman olduğumuza şükretmeliyiz.
اَشْهَدُ اَنْ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ
Yani: "Hâlık ve Rezzak, ondan başka yoktur. Zarar ve menfaat, onun elindedir. O hem Hakîm'dir, abes iş yapmaz. Hem Rahîm'dir; ihsanı, merhameti çoktur" diye itikad ettiğinden her şeyde bir hazine-i rahmet kapısını bulur
Demek selâmet ve emniyet yanlız İslamiyette ve imandandır .Öyle ise ,biz daim اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ عَلٰى د۪ينِ اْلاِسْلَامِ كَمَالِ اْلا۪يمَانِ
demeliyiz......
Zerrât-ı kâinat adedince, 2ِ
ّٰ
ا dedim. Ve aynelyakîn gördüm الحمد لله التكر لله
ki; “İmanda mânevî bir cennet ve dalâlette mânevî bir cehennem bu dünyada da vardır.” yakînen bildim.
“Bismillâh”her hayrın başıdır. Biz dahi başta ona başlarız. Bil ey
Nefsim! Şu mübarek kelime, İslâm nişanı olduğu gibi, bütün mevcudâtın lisân -ı
hâlile vird -i zebân ıdır