-Peki, ne yer ne içersin? Yiyecek bir
şeyler bulacak kafa ne gezer sende.
-Bir şeyler bulurum işte, George. Hem öyle ille de salçalı malçalı güzel yiyecekler istemem. Gündüzleri açık havada yatarım, kimsecikler
kötülük etmez bana. Hem bakarsın bir de fare bulurum, sokarım koynuma. Kimsecikler gelip de, ver bakim o fareyi bana demez.
Ah be! Yalnız başıma olsaydım ne iyi yaşardım. Yapışırdım bir işin
kulpundan, ohh, hiç olmazsa kafamı dinlerdim.
Gam kasavet çekmezdim, takmazdım ki hiçbir şeyi.
- Ama, dostum Niklausse, dedi belediye başkanı, bu kulenin tepesinde ne yapmaya geldik biz?
- Kim bilir, diye cevap verdi danışman, kendimizi hülyalara bıraktık...
- Buraya niçin geldik? Diye tekrarladı belediye başkanı.
- Buraya, dedi Niklausse, insani zaafların kirletmediği bu tertemiz havayı solumaya geldik.