Ne zaman dara düşse “Allah bize yeter, O ne güzel Vekil’dir.” diyebilenler şeytanın bütün vesvese ve korku yollarını kapatmış olurlar.
Onlar Allah’ın Vekil ismine dayanır ve şeytanın vesvesesi olan bütün kaygılarından azat olurlar.
Nimetlerin nimet olduğunu görebilmek ve onlara şükürle karşılık verebilmek başlı başına bir nimettir. Bu hal insan ruhunun aradığı tatmin duygusunun tek gerçek yoludur ve herkese nasip olmaz.
Temiz olmayan gıda bedeni, helal olmayan gıda da manevi hayatı bozar. Haramlardan beslenmek kötülüklere, helal rızıklar da güzel davranışlara daha kolay dönüşür. Bu nedenle kötülük yapmayı istemediği halde bir türlü vazgeçemeyenler rızıklarını hangi yoldan temin ettiklerini gözden geçirmelidirler.
İnsan Allah’ın takdiri ile bu dünyada diğer insanlara nasip olmamış bir güce ulaşmış olabilir. Eğer bu durum onda büyüklenme, kendini üstün ve her şeye muktedir görme hissine yol açıyorsa işte orada çöküş başlar.
Çünkü bu istiğna ve kibir hali insan egosunu her türlü uyarıya kapalı duruma getirir (kalbin mühürlenmesi gibi). Oysa Rabbimize mahsus olan kibriya vasfı, iyi düşünüldüğünde insanın olası kibir ve isyanına en ciddi engeldir.