“Erkeğin elinin kınası, ayıplamam. Bir erkek, karısında arayıp da bulamadığı meziyetleri başkalarında buldu mu… Gönüldür, su gibi akıp gider! Ben suçu erkeğe bulmam. Kadın kısmı erkeğini avucunun içinde zapt etmesini bilmeli! Bilmedi mi, hiç kimseye, hiçbir şey demeye hakkı yok!”
“Böyle küçük bir şehirde, gittikçe söndüğünü gördüğü heyecanlarıyla, evinden işine, işinden evine gidip dönecek basit bir avukat mı olup kalmayı ummuştu?”