Zehra

“Ama, yine de çok tuhaf bir insandı. Bütün bu ümitsiz durumuna rağmen, mağlûp olan kendisi değil de onu mahkûm edenlermiş gibi davranıyordu.”
Sayfa 181 - Ötüken Neşriyat·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
“Bir imparatorun kendine özgü ilâhları da olmalıydı. Sıradan ilahlardan çok farklı, basit ölümlerle hiç ilgilenmeyen, onları hor gören özel ilâhlar!”
Sayfa 181 - Ötüken Neşriyat·Kitabı okudu
Alıntı
“Bu sırada, sık sık hatırladığı bir fikir yine takıldı aklına: Gerçekte insanlar çok önemsiz, basit yaratıklardı. Hayatlarını, büyük ve küçük aptestlerini yapmakla, çiftleşmekle geçirirlerdi. Doğarlar, ölürler, sonra yerlerini başkaları alır, onlar da ölürlerdi. Sayısız alçaklıklar yapar, sayısız suç işlerlerdi.”
Sayfa 176 - Ötüken Neşriyat·Kitabı okudu
Alıntı
“Devam etti: Onun içindir ki “Sezar Allah değildir, ama Allah Sezar gibidir” demek âdet olmuştur.”
Sayfa 173 - Ötüken Neşriyat·Kitabı okudu
Alıntı
“Şu anda senin buna ihtiyacın yok vali bey, çünkü sen acı çekmiyorsun ve yeni bir düzen kurulmasını istemezsin. Senin Tanrın ve vicdanın sadece kuvvettir, sen de bu kuvvete sahipsin. Senin için bundan daha yüce bir şey yok.”
Sayfa 172 - Ötüken Neşriyat·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam