Kaşgarlı Mahmut'un çocukluğundan vefatına kadar hayat hikâyesini, yazdığı sözlüğü merkeze alarak anlatıyor. Ne kadarı kurgu bilemiyorum ama ailesini kaybetme hikâyesi gerçek sanırım. Soylu bir aileden geldiği için iyi şekilde yetişme avantajına sahip olsa da küçük yaşta ailesini kaybedip topraklarından kaçmak zorunda kalması çok üzücü. Babası ve dedesiyle büyümeye devam edip zamanı gelince hükümdar olsa böyle bir eser kaleme alamayabilirdi belki. Olanda hayır vardır deyip diğer noktalara geçelim. Kaşgarlı Mahmut, çalışkanlığı ve tevekkülüyle önemli bir örnek. Bu tip seriler bu yüzden çok kıymetli. Ne acıdır ki Müslümanlığı kabul eden ilk Türklerin şimdi inançlarından zorla koparılmaya çalışıldığına hiç değinilmemiş. Hikâye içinde değinilmesi mümkün olmasa da sonunda Kaşgar'ın bugünü hakkında da bilgi verilip Doğu Türkistan'daki zulme dikkat çekilmesi kıymetli olurdu. Kaşgarlı Mahmut'un türbesinin de orada olması ayrıca kıymetli. Pek çok insanın o coğrafyaya ziyaretine vesile olur belki... Bilirsek tabii, kimin kim olduğundan, kabrinin nerede olduğundan haberdar olabilirsek... Bunun için çabalayabilirsek.