Sonunda kronoloji ve geniş bir kaynakça bulunuyor. Kaynakça ileri okuma yapmak isteyenler için yol gösterici olabilir. Kronoloji de kitaba başlamadan şöyle bir göz atmak ya da kitap bitince okuduklarını hızlıca hatırlamak için faydalı. Ters biri olduğum için tersten başladım, evet. Şimdi daha düz şekilde devam edelim. Öncelikle yazar Şam'ı anlatarak başlıyor ki bu kısımlar kitabın kalanından oldukça farklı ve okuru kitaba çekmek için güzel bir başlangıç olmuş. Sonrasında Suriye'nin yıllardır yaşadıkları; Fransız işgali, darbeler, Baas tahakkümü ve çoğumuzca malum olan Esed rejimi. Son olarak Müslümanların birlik oluşuyla rejimin devrilmesi ve Suriye'nin yeniden doğuşu. Tüm bunlar yaşanırken Türkiye'nin rolü de önemli ve yazar bu noktaya da değiniyor yeri geldikçe. Derin konular ve Suriye kurtulmuş olsa da daha kurtulmayı bekleyen çok İslam coğrafyası var. İşin en acı yanı da İslam coğrafyalarında yaşananların birbirine bu denli benzemesi ve zaten bağlantılı olması. Suriye, rejime muhalif güçlerin birlik olmasıyla kurtulmuşsa tüm İslam coğrafyalarının nasıl kurtulacağı da aşikar. Suriye'nin kurtuluşunu gördüğümüz gibi Filistin'in, Doğu Türkistan'ın özgürlüğüne de şahit oluruz inşallah. Özelde Suriye meselesinin detaylarını -siyasi aktörlerinden direnişçilerine, ülkenin kendi iç dinamiklerinden diğer ülkelerin etkisine kadar- merak ediyorsanız genel olarak da Orta Doğu'da olanları anlamak gibi bir derdiniz varsa güzel bir başlangıç kitabı olabilir. Kitaba başlamadan önce ilgimi çeken konular değildi açıkçası ama kitap Muhammed Emin Yıldırım Hocamdan hediye olduğu için mecbur okuyacaktım ve iyi ki de okumuşum. Büyük bir merakla başlamamış olsam da tüm kitabı ilgiyle okudum. Son olarak kitapta birkaç fotoğraf da var. Fotoğraflar da kitaba ayrı bir zenginlik katmış. Gönül isterdi ki renkli
Nasibin sana ulaştığında, senin yorgunluktan bitap düşmüş, hayata küsmüş biri olarak değil; o nasibi taşıyacak güce ve birikime sahip biri olarak onu karşılaman gerekmez mi?