Öncelikle incelememde spoiler olabilir. Ona göre okuyunca. Ve de son olarak bu incelemeleri ilerideki kendim için yazıyorum bir günlük gibi. Kitap hakkındaki yorumum dilinin güzelliği oldu. Gerçekten okuması çok rahat resmen tereyağı gibi kayan bir kitaptı. Güzel tasvirler betimlemeler vardı yorucu değildi. Genel olarak nasıl okuduğumu bile anlamadım. Konusuna gelirsem Nora isimli bir kadının pişmanlıklarla dolu ve bok gibi hayatını bitirmesi için intihara kalkışmasıyla başlıyor. Bence herkes bir kere böyle hissetmiştir bu nedenle kendimi karakterin yerine koymak çok kolay oldu. Karakter intihar ederek Gece Yarısı Kütüphanesine geliyor. Buradaki her bir kitap Nora'nın farklı seçimler yaparak farklılaşmış hayatlarını barındırıyor. Böylece Nora hayatındaki pişmanlıklarıyla başlayarak tek tek seçimler yaparak deneyimleyebileceği hayatlara gidiyor. İlk başta gittiği hayatlar ona şunu gösteriyor: Pişmanlıkları aslında abisinin, babasının, sevgilisinin ve arkadaşının hayallerini gerçekleştirmediği ve bu nedenle onlarla uzaklaşmış olmasının getirdiği pişmanlıklar. Zamanında kurduğu hayaller bile onun kendi hayali değil aslında. Daha sonra farklı yaşamlar deneyimledikçe bir çıkmazın içine giriyor çünkü hiçbir hayattan tam olarak tatmin olmuyor ve bir sürü hayat deneyimledikçe hep daha iyisinin olabileceğine dair inanç yüzünden Nora bir yaşamda mutlu olarak yaşamaya devam edemiyor. Halbuki deneyimlediği hayatlar arasında çok başarılı, çok kazandığı, çok hayran kitlesinin olduğu vb bir sürü hayat var. Yine de aradığı şeyi bulamıyor. En sonunda kendi kök yaşamında iyiliği hissettiği bir anı hatırlayıp ona iyilik yapan Ash'le kahve içtiği bir dünyaya gidiyor. O hayatta hem iyi bir eşi, güzel bir kızı, saygın bir işi, yerinde bir sağlığı neredeyse istenebilecek her şeyi oluyor.