Her şeyi geride bırakıp denize açılmak, sisli havada kürek çekmek gibi... Önümü göremiyorum.
Beni neyin beklediğini bilmiyorum. Ve sisin, karanlığın arkasında olanlar beni korkutuyor.
Kıyıyı tekrar bulamamaktan, tekrar mutlu olamamaktan korkuyorum.
"Aşka uçarsan kanatların yanar!" demiş Şirazi, sizin gibi.
"Aşka uçmazsan kanat neye yarar?" demiş ona Mevlana.
"Aşk'ı bulduktan sonra kanadı kim ne yapar?" diye karşılık vermiş Yunus Emre.
Öyle bir gülüşü var ki; kahve gibi...Bir kez bakınca,hatırını ödemek için kırk yıl yanında olmayı istemek gibi..Öyle bir gülüşü var ki; görünce gokkusaginda sekizinci renk çıkıyor.
Bazı doğal afetler içte yaşanır, bazı yıkımlar içe doğru olur. Her şey dışarıda değildir, her şey somut olmak zorunda değildir. Her acı görünür olmak zorunda değildir. Her yaraya bant yapıştırılmaz. Dışarıdan görünmüyor diye yara yok değildir, acımıyor değildir, acıyordur... Hem de çok acıyordur. Susuyor olmamız konuşmadığımız anlamına gelmez. Bir söz var, çok severim... Müziği duymayanlar dans edenleri deli sandı.