"Ah, bu insan yüzleri!
Her şeyimizi bağladığımız, durmadan yanıldığımız, istediğimiz kadar bol hasletler, adilikler, iyilikler, kötülükler, delilikler, akıllılıklar, sevdalar yüklediğimiz insan yüzleri. Yanılsak da zararı yok!"
Sait Faik A.
"... Sofradan en fazla payı alanlar,
bize kanaatkâr olmayı öğretiyor.
Karnını doyuranlar açlara seslenip,
gelecek güzel günlerden bahsediyor..."
Bertolt Brecht
"...Çabucak açtı gözlerini. Düşlerine de korku sinmişti. Yanında oturan adam ne zaman sarılmıştı beline, öbür eli ne zamandır bacaklarının arasındaydı, ne zaman geçmişlerdi kuytudaki genişçe koltuğa? Ayakkabıları mı sıkmıştı ayağını, canı neden yanıyordu? Direnecek gücü yoktu artık. Gözlerini yumdu. Bir hamamın kapısından içeri daldı
koşar adım. Yalınayak yürüyordu, apak mermerlerin üstünde. Giysilerini çıkarırken bir bir, günahlarını soyunuyordu. Büyük kurnanın başına oturdu. Kurnaya şakıyarak akan kaynar suyu, tas tas döktü belleğinde birikmiş sancılı duyguların üstüne; olanları sezen annesinin tüm yalvarmalarına karşın o adamla evden kaçışının pişmanlığına, annesinin ona beslediği kırgınlığa ve sokaklarda canının yandığı bir gün eve döndüğünde annesini bulamamanın acısına suyu döktü, döktü.
Kırmızı rujlu dudaklarına, sabunu sürttü, sürttü... Bedenindeki ellerden, dudaklardan, dillerden arındı. Bebek pembesi yanakları gözyaşlarıyla yıkandı..."
Sayfa 74 - Bebek Pembesi adlı öyküden...·Kitabı okudu