Yusuf Berkman

yolu ilk kez düşse de, buraya kalmak için gelen asıl günahkârlar hemen belli olur. onlar bizdendir. bakışlarında sizlerdeki gibi tedirginlikle karışık acemi bir heyecan değil, yolun sonuna gelmenin ve dibe vurmanın berraklığı vardır. birahanede ömrünü tüketenler o bakışı bilirler, biliriz. gözünüzde o bakış varsa, vardır. geriye kalanlar yabancıdır. yabancı olduğunuzu anlarlarsa -ki anlarlar- o zaman canınızı sıkarlar, sizi üzerler. kırılan kalbinizin karşılığında benim adımı verecek olursanız... vermeyin!
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
yazmaya hevesli tipler gelir bazen. kelimelerin onlara kendiliğinden geleceğine inanan ahmaklardır bunlar. insanlarımıza bakarlar, önlerindeki biradan bir fırt alırlar. sonra doğru kelimeler belki oradadır diye tavana bir göz atılır. nihayetinde not defterine bir şeyler karaladıklarını görürüz. kamyon şoförü ya da vinç operatörü olacağına bir anda gözü kesmez insanın ama yazarlıkta bir sorun yoktur. ''nedense herkes yazar olacağına emindir,'' der, iyi bildiğimiz bir moruk.
birahanenin işletmecisi de en az sahibi kadar gizemli birisidir. ondan laf arasında ''patron'' diye bahsederler. o da -sağ olsun- tıpkı yer sahibi gibi uğramaz, etmez. bugüne kadar müdür haricinde kendisini gören olmamıştır. müdür de ser verir ama sır vermez. belki o bile görmemiştir patron'u ama görmüş gibi yapar.
şimdiye kadar geçmişi ya da geleceği pek kafaya takmamışlardır. yine de bu binanın içinde zaman, ezelden beri akan ve ebediyen de akmaya devam edecek olan bir nehir gibidir. akıp giden zamanın ve ezip geçen hayatın insanın dişlerine, saçlarına ve kemiklerine neler yaptığını bilirler.
samatya'nın denize yakın bir mahallesinde, yerin altında bir birahane vardır. buradakiler, belki de yüzyıllardır içi karanlık, dışı kirli, boyaları artık dökülmüş, merdivenleri çoktan aşınmış bir binanın bodrum katında pislik ve ahlaksızlık içinde yuvalanırlar. ahlaksızlık görecelidir tabii ama sizler -şüphesiz lekesiz insanlarsınız- yine de buraya uzaktan bakıp günah yuvası der geçersiniz. oysa birazcık günah işlemenin kime, ne zararı olur?