Yusuf Berkman

yedi katlı modern bir apartmanın yüksekliği yirmi bir metre civarındadır diye düşünmüştüm hemen; acaba yirmi bir metre boyunca düşerken insanın ne yaptığının bilincine varacak zamanı olur, bir şeyleri farklı yapabileceğini ayırt eder miydi? bunun yaşanacağına dair ipuçları, belirtiler var mıydı diye yokladım zihnimi. sanırım buna hepimiz kafa yorduk ve bunu, onun farklı olduğuna, yaşanan şeyin bizim başımıza asla gelmeyeceğine dair kendimizi ikna etmek için yaptık. ama ben hiçbir belirti, hiçbir işaret bulamadım. işin gerçeği enrico -bir kez bile telaffuz etmemiş olsam da, adı buydu- son derece normal görünüyordu, herkes gibiydi. pek çok varsayım konuşuldu ama onu bunu yapmaya iten şeyi kimse gerçekte bilemeyecekti. derinlerde bir yerde bir sorunu -kaderini tayin etmiş bir şey- vardıysa bile öyle gizliydi ki kimse görememiş ve bu nedenle de kimse bir şey hatırlayamamıştı. enrico'nun ölümü, hayatımda deneyimlediğim ilk anlam kaybıydı. kaosla ilk yüz yüze gelişimdi. o kadar anlamsız ve ciddi bir şeydi ki onu anlamlandırmaya çalışan zihni afallatıyordu. işte belki anlamsızlığın bu baş döndürücülüğünden kaçıp sığınmak, kendimizi uçurumdan sakınmak için iki gün sonra, sanki sözleşmiş gibi hepimiz ondan söz etmeyi bıraktık. sanki hiç yaşamamış gibi unuttuk onu. o, hiç var olmamıştı.
Sayfa 31·Kitabı okuyor
Bir partide tanışmış, bir iki kez birlikte sinemaya gitmiş, bir iki hafta el ele tutuşarak yürümüş, birkaç kere de öpüşmüş, bazı rutubetli köşelerde birbirimizi beceriksizce okşamıştık. Bunlar benim ilk deneyimlerimdi -buna deneyim denebilirse- ve sadece bu nedenle unutmak denen karadelik tarafından yutulmadılar.
Sayfa 30·Kitabı okuyor
Billy yine battaniyeyi başına çekti. Annesi onu görmeye akıl hastanesine her geldiğinde başını örterdi, her seferinde annesi gidene kadar daha da fenalaşırdı. Billy'yi sadece annesi olması altüst ediyordu. Ona hayat vermek ve o hayatı devam ettirmek için bir sürü sıkıntıya katlandığı halde hayatı hiç mi hiç sevmedigi için annesi kendini rahatsız, nankör ve zayıf hissetmesine sebep oluyordu.
Sayfa 104·Kitabı okuyor
Birbirimize baktık ve o gecenin yaşamlarımızda bir kilometre taşı olduğunu, birlikteliğimizin korkunç önemli, korkunç derecede ciddi olduğunu biliyorduk. Ama hüzün verici bir andı aynı zamanda, çünkü ben hayatın saçma ve gülünesi yanını da severdim ve hayatın o yanını mazide bırakmıştık artık.
Sayfa 120·Kitabı okudu
doğacak bebeğinin annesi ile tartışmaz insan. elinden geleni yapıp onu mutlu etmeye bakarsın. onun gözünde değerini yitirmişsindir, sana zor tahammül etmektedir, rolün asgariye inmiştir ve katlanmaktan başka çaren yoktur. çünkü senaryo böyle yazılmıştır.
Sayfa 89·Kitabı okudu