Yeğenimi parka götürmek istedim, evde kalıp kitaplarımı karıştırmak ona daha cazip geliyor ve sürekli eline aldığı ilk kitap, Cioran-Çürümenin Kitabı. Ben o kitabı elinden aldıkça, o gidip yine onu alıyor ve okumuş gibi yapması beni eritiyoorr.🫠🙂↔️ Benim izimden yürü kızım, aferin sana. Seni kendime iyice bir benzeteyim de, annen baban daha da delirsin ehehehe 🐣😛
bahçe kapısının gıcırtısını duyan babam döndü ve içeri girenin kim olduğunu seçebilmek için gözlerini kıstı. altı aydan beri ziyaretlerine gelmemiştim. duyguları kabarıyordu içinde. eve geldiğim için çok mutluydu, ama çenesinin titremesine rağmen belli etmemeye çalışıyordu.
''ne tür şeyler yiyorsun? çikolata, dondurma! yazar bozuntusu! leş gibi kokuyorsun.''
''git anneni gör.'' kinaye vardı sesinde. ''git ve ona oğlunun koca adam olduğunu söyle.''
''üzgünüm yıldızlar için
parlamış olan bunca zaman,
bunca zaman, bunca zaman...
üzgünüm olanlar için.
hiç hissetmezler mi yorgunluğu
eşyanın hissettiği,
her şeyin hissettiği,
uzuvlarınki gibi?
var olmanın yorgunluğu,
olmanın,
sadece olmanın,
kederli varlığı
ışıldamanın veyahut gülümsemenin...
yok mudur, nihayetinde
var olan her şey için
ölüm değil ama
başka türlü bir son,
yahut daha yüce bir gerekçe
bir tür özür yani.''