Her gün gün boyunca kullanacağımız zihinsel, duygusal ve fiziksel enerjiyle uyanırız. Eğer duygularımızın, enerjimizi tüketmesine izin verirsek, yaşamımızı değiştirecek ya da başkalarıyla paylaşacak enerjimiz kalmaz.
Bir şeye inandığımızda o konuda haklı olduğumuzu varsayarız. Haklılığımızı kanıtlamak, inanç pozisyonumuzu savunmak uğruna ilişkilerimizi bozmayı yok etmeyi bile göze alırız.
Birileri bize bir şey söylediğinde varsayımda bulunuruz, bir şey söylemediğinde varsayımda bulunuruz. Çünkü bilme ihtiyacımızı ancak böyle doyuma ulaştırırız. Çünkü bu yolla iletişim kurmakla gelebilecek risklerden sakınırız.