Filiz Atmaca

Kimi insan ise sürekli olarak diğer insanları «iğneleyerek» kızgınlık boşaltır. Bu, mizah, şaka, sitem, kinaye vb. dolaylı yollarla olduğu gibi, bazen de doğrudan ve acıtmak istercesine söylenen sözlerle gerçekleştirilir. Böyle durumlarda kişi sık sık, ama küçük oranlarda gerilim boşaltmakta olduğundan, davranışlarının diğer insanlar üzerinde oluşturduğu etkiyi algılayamayabilir. Hatta onlardan gelen karşıt tepkileri bazen şaşkınlık, bazen ise kendisine yönelik düşmanca davranışlar olarak değerlendirir ve bu tür davranışlara kendisinin neden olduğunu göremez.
Reklam
I?nsan kızgınlığını bastırmadığında, bilinç düzeyinde ya da bilinçaltında bir duygu birikimi olmayacağına göre, düşmanca eğilimlerin oluşmaması gerekirse de bu her zaman böyle olmaz. Çünkü önemli olan kızgınlığın yalnızca dışa vurulması değil, nasıl yönetileceğidir. Bazı insanlarda «karakter özelliği »ne dönüşen kızgınlık tepkileri her durumda aynı biçimde ortaya çıktığından, kişi çevresindeki olayları istediği gibi yönlendiremez. Üstelik, salt gerilim boşaltmadan öte bir niteliği olmayan ve kişinin davranışlarına etkinlik kazandırmayan bu tür kızgınlık tepkilerinin sonucunda ortaya çıkan olaylar kişinin yeniden kızmasına ya da kendisini suçlu hissetmesine neden olur. Böyle bir durumda kızgınlığın boşaltılmış olması düşmanca duyguların oluşumunu engelleyemez.
Diğer insanların duygularını sömürerek onlara dilediklerini yaptırabilen ve «edilgin-saldırgan» olarak nitelendirebileceğimiz bu kişiler geliştirdikleri senaryolarında öylesi ustadırlar ki, çoğu kez bizden neler alıp götürdüklerini fark edemeyiz bile. Böyle bir insandan bazen, «Ne iyidir zavallı!» diye söz ederken, «iyi» ve «zavallı» kavramlarına eşanlam vererek nasıl bir oyuna geldiğimizi göremeyiz.
Eğer bir insan diğerlerini küçümsüyorsa, aslında küçümsenmekten korkan ve kendisini küçük gören biridir. Başkalarını güçsüz bırakmak için güç kazanma çabasında olan biri ise aslında başkalarına güçsüz görünmekten ya da güçsüz yönleriyle yüzleşmekten korktuğu için böyle bir mekanizma geliştirmiştir. Amaç güç ya da saygınlık kazanmak değil, düşmanca duygulara boşalım sağlamaktır.
Bazı kişiler ise diğer insanların sorunlarıyla özellikle ilgilenirler; kimin derdi olsa, nerede bir acı yaşansa orada belirirler. Normal insanın yardımseverliğinden farklı olan bu tür tutumlarda üstü kapalı bir sadistlik öğesi bulunur ve kişi diğer insanları zor durumda ya da acı çekerken görmekten ötürü dolaylı bir doyum sağlar. Bazen bu mekanizma bir başka biçimde işler ve kişi bilincinde olmaksızın diğer insanları zor durumda bırakacak bir ortam sağlar ve onların bocalamasını gözlemekten sinsice bir haz duyar.
Reklam