Filiz Atmaca

Filiz Atmaca
Onların ne ayrıcalığı var? Yerlileri katleden Amerikalılardan, Ermenileri katleden Türklerden, Boşnakları katleden Sırplardan, Cezayirlileri katleden Fransızlardan, Yahudileri katleden Almanlardan, Hindistanlıları katleden İngilizlerden, kısacası herkesi katleden herkesten ne farkı var İsraillilerin? Onlar insan değil mi ki Filistinlileri katletmesin?
Reklam
Hepsi de bu fikrin kötülüğünün farkında olmalıydı. Çünkü bunu görmek için dâhi olmaya gerek yoktu. Ama hiçbiri bir şey söylemiyordu. Hiçbiri Başbakan’ı uyarmıyordu. Ne yanında oturan dışişleri bakanı ne de ayaktakiler. Demek ki Başbakan’ın çevresinde, bir insanın gerçek fikrini söylemesi birtakım sorunlara yol açıyordu. Oysa Başbakan daha yeni seçilmişti. Göreve geleli sadece 4 ay oluyordu. Ama bu kısa zamanda bile yönetim biçimini açıkça ortaya koymuş olmalıydı. Belli ki bulunduğu her mekânda en iyi fikirlerin sahibi sadece kendisiydi. Üstelik fikirlerinin tartışılmasını da bir hakaret olarak algılıyor olmalıydı ki çevresindekiler susmak zorunda kalıyordu. Belki de her şey, Başbakan’ın gerçek mesleğiyle ilgiliydi.
Çünkü yıllar sonra bir sunucu olacak ve devletlerin de insanlardan farksız olduğunu görecekti. İletişim kurmayı reddeden iki insanın durumunda olduğu gibi, soğuk savaş halindeki iki devleti de birbiri hakkında herhangi bir şeye inandırabilmek gayet kolaydı. Aynı kolaylık, kutuplaşmış toplumlar için de geçerliydi. Örneğin, herhangi bir nedenden artık görüşmeyen iki komşunun birbirine saldırması için birkaç isimsiz mektup yeterliydi. Buna göre, birbirini tanıdığını sandığı için artık iletişim kurmaya gerek duymayan iki taraf olduğu sürece, her ülkede iç savaş çıkarılabilirdi.
Yaptığım işte bir terslik var! Çünkü doğada barış diye bir şey yok. Her canlı hayatta kalmak için savaşır. Hem de sürekli! Hayat bir savaştır! Onun için de bu yaptığımız işin bu dünyada yeri yok! İnsanların birbirini öldürmesini engellemeye çalışmak, insanı inkâr etmekten başka bir şey değil! insanlığın nasıl ilerlediğine baksana! Bütün teknolojik gelişimi savaş üstüne kurulu! Bütün ekonomisi! Kültürü, dili, düşünceleri, her şeyi! Çünkü insan savaşmak için var! Peki biz ne yapıyoruz?”
“Eğer işin insanlara yardım etmekse... Eğer bunu profesyonel olarak yapıyorsan, durumu asla kişiselleştirmeyeceksin. Diyelim ki bir köyde çocuklara yiyecek dağıtıyorsun... Eğer o çocukların gözlerine bakmaya başlarsan... Ya da ne bileyim, adlarını öğrenmeye başlarsan, yani o çocukları gerçekten görmeye, onların farkına varmaya başlarsan o köyden asla ayrılamazsın. Hatta son nefesine kadar kendini o çocuklara adarsın.
Reklam