Geldik Yılanların Öcü ile başlayan üçlemenin sonuna, yazarın 16 yıl sonra kaleme aldığı kitabımız serinin diğer kitaplarına göre daha ağır ilerledi. Son kitapta vermek istenilen mesaj bariz gösterildiği için kulak tırmaladı resmen. Olay kurgusu ve karakterlerin gelişimi diğer iki romanına göre zayıf kaldı nazarımda. Köy ve köy yaşamının sorunlarını yalın ve kendine has duru üslubuyla anlatmada tartışmasız bir ekol olan Fakir Baykurt bu kitapta özellikle yarısından itibaren köy romanından çok köyden kente göçün yoğunlaştığı şehir dönemi romanı olmuş. Başlangıçta İnce Memed destanı beklemedim değil. Yine de Irazca'nın torunu Ahmet Kara'nın okumak için verdiği mücadele takdire şayan.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"İnsanın gökteki yıldızlar kadar parası olmadığına göre, yıldızlar kadar not alıp sınıfları geçmeli. Hem de giysi parasını, kitap parasını çıkaracak kadar çalışıp biriktirmeli yazın..."