Fatih Arı

Fatih Arı
@FariLeite
Öğretmen
Yüksek Lisans
İstanbul
14 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı
Bir gün Syrakuzai’de kuyumcular, hükümdara altından bir taç yaparlar. Kuyumcuların, altının bir kısmını gizleyip yerine taca gümüş karıştırdıklarından şüphelenilir. Hükümdar, Arşimet’i çağırtıp: – İşte tacım, der. Bunda ne kadar gümüş olduğunu anla, yalnız tacı bozma. Arşimet, bu zor meseleyi çözebilmek için geceli gündüzlü düşünür. Herkes uyuduğu halde, bu mesele kendisine rahat vermez. Yemek yerken, gezinirken, hatta hamamda bile, aklı fikri hep bu meselededir. Bir gün Arşimet’in hamamdan eve çırılçıplak koşarak sevinç içinde, “Eureka!”, yani “Buldum!” diye bağırdığı söylenir. Gerçekten de meselenin çözümünü bulmuştu. Arşimet yavaş yavaş banyoya girdiği zaman, su banyonun kenarlarından taşar. Bu da kendisine, bir defa da tacı su dolu bir kaba batırmayı düşündürür. Taç suya batırılınca suyun bir kısmı taşar. Bunun üzerine aynı ağırlıkta bir altın külçesi bulup aynı şeyi tekrarlamayı düşünür. Eğer saf altının taşırdığı su tacınki kadarsa, demek taç saf altındandır. Fazlaysa, taca gümüş karıştırılmıştır. Çünkü gümüş, altından hafiftir. Ve böyle de yapar. Altına gümüş karıştırıldığı anlaşılır. Arşimet, her ikisinden de taşan suyu tartarak, taçta ne kadar gümüş olduğunu hesaplar. Böylece, hırsızlık ortaya çıkar.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Erathosthenes, yeryüzünün böyle büyük bir yolculuğa çıkmadan da ölçülebileceğini bilirdi. Bunun için İskenderiye’den Siyena’ya gitmek yeterdi. Güneş, Siyena üzerinde doruktayken, İskenderiye üzerinde doruktan, dairenin ellide biri kadar uzaktır. Siyena’yla İskenderiye arasındaki mesafe beş bin stadiondur. Dairenin ellide biri beş bin stadion olduğuna göre, demek bütün daire iki yüz elli bin stadiondu.
Eğer bir insan, abartılmış bazı davranışlar sergiliyorsa gerçekte o davranışların tam karşıtı duygular yaşamakta olduğunuda düşünmek gerekir.
Sayfa 57·Kitabı okudu
Fizikteki bileşik kaplar yasası psikolojide de geçerlidir. Bir yönden yapılan baskı bir başka yönde boşalıma neden olur. Önce ikinci sınıf evlat, daha sonra gelin kimlikleri içinde ezilen kadın, anne olduktan sonra aile içinde giderek güç kazanmaya ve çocukları üzerinde egemenlik kurmaya başlar. O denli ki birçok ailede görünürde baba tarafından alınan kararların asıl sahibi annedir, ancak durum babanın erkeklik rolüne gölge düşürmeyecek biçimde yönetilir. Kararı anne verir, baba ilan eder. Kararların sonucunda ise baba sorumlu tutulur. Bu yönden değerlendirildiğinde, toplumumuzda aile yapısının biçimsel olarak babaerkil, ama gerçekte üstü kapalı bir anaerkil yapıya sahip olduğu bile söylenebilir.
Sayfa 41·Kitabı okudu
İnsanlık kendi geleceğinin denetimini elinde tutamadığında özgürlükten söz edilebilir mi?
Sayfa 31·Kitabı okudu