Bize ışık tutacak şey, insanların o dönemde ne söyledikleri değil, neden öyle söyledikleridir. Şeyler hakkında nasıl düşündüğümüz ve bunları nasıl dile getirdiğimiz, içinde bulunduğumuz tarihsel koşullara ve o dönemde geçerli kurallara bağlıdır.
Eski Yunan'dan bugüne, beden içinde hapsolduğu düşü nülen "ruh'', modernlikle beraber bedenin terbiye edildiği, itaatkar kılındığı yer olmuştur; yani ruh, bedenin hapishanesi haline gelmiştir. Artık büyük kapatılmanın gerçekleştiği asıl mekan insan ruhudur. Normların dışına çıkmış ruhları terbiye etmek için var olan akıl hastanesi, hapishane gibi kurumlar, bu büyük kapatılmanın karanlık yüzünü gizleyen sözde "insancıl okullar"dır.
Deliliği bastırdık, dolayısıyla onu biliyoruz. Başka kültürleri baskı altına aldık, dolayısıyla onları da biliyoruz. Demem o ki, bilgimizin sım ret ve inkarda yatıyor. Görünen o ki, bilgi edinebilmek ancak bazı yasaklar, bazı dışlamalar, bazı inkarlar pahasına mümkün olabilmiş.
Freud geçmiş deneyimlerin bizleri geriye çevrilemez biçimde yapılandırdığını belirtir. Bana göreyse biz geçmişimizi şimdiki ihtiyaçlarımıza uyacak biçimde yeniden biçimlendiririz.