Ömer Faruk

1848 Devrim ve Komünizm
Avrupa'ya tebelleş olan bu korku, yalnızca Lancashire'daki ya da Kuzey Fransa'daki fabrika sahiplerini değil, Almanya'nın taşralarındaki memurları, Roma'daki rahipleri ve her yerdeki profesörleri etkisi altına alan, proletarya korkusu, "komünizm" hayaletiydi. Ve bu haklı bir korkuydu. Çünkü 1848'in ilk aylarında patlak veren devrimler, sadece bütün toplumsal sınıfları kapsaması ve seferber etmesi anlamında bir toplumsal devrim değildi. Kelimenin tam anlamıyla, Batı ve Orta Avrupa kentlerindeki- özellikle başkentlerdeki- çalışan yoksulların ayaklanmasıydı. Palermo'dan Rus sınırına kadar bütün eski rejimleri deviren güç, onların, neredeyse yalnızca onların gücüydü. Tozun dumanın yatışmasıyla, yıkıntılar üzerinde işçiler -Fransa'da gerçekten sosyalist işçiler- görüldü; sadece ekmek ve iş değil, yeni bir devlet ve yeni bir toplum istiyorlardı.
Sayfa 329
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
The First Statement of the New American Cinema Group
"1957-1960 arasındaki üç yılda yepyeni bir sinemacılar kuşağının sanki de kendiliğinden doğuşuna tanık olduk -İngiltere'de Özgür Sinema'yı, Fransa'da Yeni Dalga'yı, Polonya, İtalya ve Rusya'da genç çıkışları gördük ... Dünyanın dört yanında "resmi" sinema artık soluksuz kalmak üzeredir... Bugün istediğimiz salt yeni bir sinema değildir, yeni insan'ı da bir o kadar çok istiyoruz. İstediğimiz sanattır, ama yaşamın yitirilmesi karşılığında değil... Uyduruk, cilalanmış, yalan filmler istemiyoruz- varsın kaba ve süssüz, ama yaşam dolu olsunlar. Pembe filmler istemiyoruz bundan böyle istediğimiz, üstünde kanın rengi olanlardır."
Sayfa 159