Fatih

En iyi siyasetin her türlü manasıyla, en çok kuvvetli olmakta bulunduğunu kabul ederim. En çok kuvvetli olmak tabirinden maksadım, yalnız silah kuvveti olduğunu zannetmeyiniz. (…) Benim istediğim manen, ilmen, ahlaken ve fennen kuvvetli olmaktır.
Sayfa 225 - Kastaş Yayınevi - Üçüncü Bölüm/Karanlık Dönem/M. Kemal Paşa İstanbul’da (17 Kasım 1918’de Mustafa Kemal Paşa’nın “Minber” gazetesine demecinden bir kesit)·Kitabı okudu
Alıntı
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Mütareke sonrası Türkiye’de, memleketin kurtuluşu için, yalnız duygulu ve epik sözlere ve davranışlara rastlamak mümkündü. (…) Bir Mustafa Kemal Paşa çıkmasaydı, şüphesiz çok kimse birer idealist gibi ölecekti.
Sayfa 155 - Kastaş Yayınevi - İkinci Bölüm/Milli Mücadelede İç Etkenler/Liderler - Mustafa Kemal Paşa (Yazarımız Mondros Ateşkes Antlaşması’nın ardından kurulan cemiyetlerin hayali düşünceler üzerine kurulu olup gerçekçilikten uzak olduğunu belirtmektedir.)·Kitabı okudu
Alıntı
Kuvay-ı Milliye deyimi, Milli Mücadelede iki anlamda kullanılmıştır. “Milli Kuvvetler” yani “Milis” anlamıdır ki, bizim konumuzu teşkil ediyor. Diğer anlamı, çok daha şümullü olup, Milli Mücadeleyi bütün olarak ifade eder. (Şümullü : Kapsamlı)
Sayfa 128 - Kastaş Yayınevi - İkinci Bölüm/Milli Mücadelede İç Etkenler/Kuvayı Milliye·Kitabı okudu
Alıntı
”Böyle bir orduda, bütün dünyanın takdirini kazanan zaferleri yapacak kumandanların ve kıt’aların çıkması, ancak Türk milletinin yüksek cengâverlik vasıfları ile açıklanabilir.”
Sayfa 114 - Kastaş Yayınevi - İkinci Bölüm/Milli Mücadelede İç Etkenler/Ordu - (Von Bischoff’un ‘Ankara’ adlı eserinde 20. yüzyılın başlarında Türk Ordusu için düşünceleri.·Kitabı okudu
Alıntı
Daha İzmir’in işgalinin ertesi günü, Denizli Müftüsü toplanan halka şöyle demiştir: ”Her ne pahasına olursa olsun Yunanlılara karşı koymak gerekir. Yunanlıların işgal eylediği memleketler halkı için de farz-ı kifayedir. Ben fetva veriyorum. Silah ve cephane azlığı veya yokluğu hiçbir zaman kavgaya mâni olmayacaktır. Hiçbir müdafaa vasıtası olmayan bir Müslüman dahi yerden üç taş alarak düşmana atmaya mecburdur.
Sayfa 85 - Kastaş Yayınevi - İkinci Bölüm/Milli Mücadelede İç Etkenler/Din ve Din Adamları. (Denizli Müftüsü Ahmet Hulusi Efendi)·Kitabı okudu
Alıntı