Hatıralar, gençlik hatıralarım! Sanki oraya kapanıp kalmışlar da kapıyı açınca neşeli mektep çocukları gibi birer birer dışarı fırlayacaklar, boynuma sarılacaklar! 
“Bana mutlu insanı anlat deseler, hiç duraklamadan şöyle derdim: Gençlik çağını pişmanlık duymadan hatırlayan insan mutludur.”
Romanın daha bu ilk cümlesinde takılıp kalmıştı: Pişmanlık duymadan hatırlanabilecek bir gençlik!Var mıdır, mümkün müdür?
Hava güzeldi, renkler güzeldi, deniz her zamankinden güzeldi. Sonra bir esinti vardı ki, insanı O Belde’yi bulduğuna inandırırdı. Ama sen hepsinden güzeldin.. gülümseyişinle.. hüznünle..