- Kendini denize düşmüş farzet. Çabalarsan boğulacağını düşün. Anladın mı? Çabalamak , çırpınmak fena. Tehlikeli. Gözünün önüne getir. Kendini , suyun yüzünde serbest bırak. Daha serbest. Daha serbest. Hiç sıkma kendini. Kollarını , bacaklarını tamamiyle rahat bırak. Korkma. Ben de senin yanında yüzüyorum farzet. Şimdi gözlerinin önüne bulutsuz , masmavi ,sakin bir gökyüzü getir. Bulutsuz ,masmavi , sakin... Suyun yüzünde , arkaüstü, bir yatağa uzanmış gibi rahat, kıyıya doğru yüzüyoruz. Anladın mı? Bu emniyeti çırpınmaktan , çabalamaktan , haykırmaktan sakınmaya borçlusun.
Simeranya'da her türlü hastalığın amilini evvela hastanın hayatında ve ruhunda ararlar. Çok defa da hiçbir çaresi olmayan talihsizliklerden , hayat aksiliklerinden birini bulurlar: Ümitsiz bir aşk , çok sevilen birinin ölümü , namus lekesi , vicdan azabı gibi çaresizlikler...