Fatih Başaran

Fatih Başaran
@FatihBasaran
Ege Üniversitesi/İletişim Fakültesi
Bursa
2 Şubat
87 okur puanı
Mayıs 2019 tarihinde katıldı

Fatih Başaran

, bir kitap okudu
Puan vermedi·349 syf.·
2024 28. kitabı
Norbert Elias
8.9/10 · 118 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
köylüler ve kentliler için Yahudilerin çok farklı bir imajı vardı. Yahudilerin, ülkenin efendilerine ve üreticiyi asıl sömürenlere verdiği hizmet her şeyden önce, yalnızca ekonomik değil, ayrıca koruyucuydu; onlar soyluları halkın öfkesinden ve gazabından korurdu. Hoşnutsuzluk asıl hedefine ulaşmak yerine ara adımda durur ve boşalırdı. Alt sınıflar için, Yahudi düşmandı; bu sınıfların kişi olarak karşılaştığı tek sömürgen oydu. Onların edindiği ilk deneyim Yahudi acımasızlığıydı. Tüm bildikleri, Yahudilerin egemen sınıf olduğuydu. “Toplumda, kendilerine saldıranlarla aynı düşük ve sosyal haklardan yoksun konumda bulunan Yahudilerin üst sınıflara yönelik saldırının hedefi haline gelmeleri”ne şaşmamak gerek. Yahudiler “alt ve ezilen sınıfların saldırısının hedefi haline gelen, bağlantısız gözler önünde bir aracı durumunda” bir kasttı. Yahudilerin her iki tarafa sınıf savaşına karıştırılması Yahudilerin özellikleriyle kesinlikle ilgisi olmayan ve Yahudi düşmanlığını tek başına açıklamaya yetmeyen bir fenomendir. Yahudilerin sınıf savaşında yer almasını gerçekten özel kılan, birbiriyle karşıt ve çatışan sınıfsal düşmanlıkların nesnesi haline gelmiş olmalarıdır. Karşılıklı bir sınıf savaşı- na kilitlenmiş iki düşman taraf da Yahudi aracılar barikatın karşı tarafında oturuyormuş gibi gördüler. Prizma metaforu ve bundan kaynaklanan prizmatik kategori kavramı bu durumu ‘oynak sınıf’tan daha iyi aktarmaktadır. Yahudiler, kendilerine bakıldığı tarafa bağlı olarak -tüm prizmalar gi- bi- tümüyle farklı görüntüler yansıttılar; bunlardan biri kaba, yontulmamış ve vahşi alt sınıflarındı, diğeri ise zalim ve mağrur üst sınıflarındı.
Sayfa 79·Kitabı okudu
“Hassaslık, hız, belirsizlikten arınmışlık, iyi bir dosya bilgisi, süreklilik, dikkat, birlik, kesin itaat, sürtüşmelerin ve madde ve personel maliyetinin azaltılması; sıkı bir bürokratik yönetimde bunlar optimum düzeye yükselir… Her şeyden önce, bürokratizasyon yönetim işlevlerini saf nesnel görüşlere göre ele alma ilkesini uygulayabilmede optimum olanak sağlar… İşin ‘nesnel’ yapılması öncelikle, işin sağlam kurallar uyarınca ve ‘kişilere bakılmaksızın’ yapılması anlamına gelir.”
Sayfa 41·Kitabı okudu
Eylemlerin kendiliğinden ahlaksal bir değeri yoktur. Kendiliğinden ahlaksız da değildirler. Ahlaksal değerlendirme, eylemi yönlendiren ve biçimlendirenlerin dışındaki kriterlerce belirlenen, eylemin dışında bir olgudur.
Modern uygarlık olmaksızın Holokast düşünülemez. Holokast’ı düşünülebilir kılan, modern uygarlığın mantıklı dünyasıdır. “Nazilerin Avrupa Yahudiliğini kitle halinde katletmesi yalnızca bir sanayi toplumunun teknolojik başarısı değil, aynı zamanda bürokratik bir toplumun örgütlenme konusundaki başarısıdır.” Yalnız, Holokast’un insan türlerinin tarihsel ilerlemesine damgasını vuran birçok kitlesel cinayetler arasında benzersiz olması için neyin gerekli olduğuna bakalım. Kamu görevlileri, sağlam planlaması ve kusursuz bürokrasisiyle öteki hiyerarşileri etkilemiştir. İmha makineleri askersel dakikliğini, disiplinini ve katılığını ordudan almıştır. Sanayicinin etkisi, ölüm merkezlerinin fabrikamsı verimliliğine olduğu kadar hesaba, paradan tasarrufa ve malların korunmasına verilen büyük önemde hissedilir. Son olarak parti de, tüm aygıta bir ‘idealizm’, ‘misyon’ duygusu ve tarih yapma nosyonu katmıştır… Holokast gerçekte, özel rollerinden biri içindeki organize toplumdu. Bu koskoca bürokratik organ, kitlesel cinayetlerde çok büyük bir yer tutmasına karşın bürokratik düzenin ayrıntılarına ve yasalara uygun davranmaya büyük özen göstermiştir.
Sayfa 40·Kitabı okudu