İkinci dünya savaşı sırasında harcanmayan altın stokları, Marshall Yardımı ve buğday satışından elde edilen döviz, yol, su, baraj, elektrifikasyon, liman gibi büyük yatırımlara gitmiş, ancak plansız harcama maddi kaynakları hızla tüketmişti. Buna, oy almak için izlenen popülist politikalar eklenince, birikimler tükenmişti. Kora savaşı sona erince dünya piyasalarındaki tarımsal ürün talebi de sona ermiş, üstelik elverişsiz hava koşullarıyla, tarımsal üretim de gerilemişti. Ciddi bir şekilde artan kırdan kente göç, başta İstanbul olmak üzere kentlerde yeni mahallelerin oluşmasıyla, altyapı, güvenlik, sağlık, ulaşım gibi sorunları beraberinde getirmişti. Ancak DP, 1954 zafer sarhoşluğu içinde iktisadi kuralları bir kenara itti. Dünya piyasalarında tarımsal malların fiyatları hızla düşerken, köylüyü memnun etmek için buğday yüksek fiyatla alındı ve kentliyi memnun etmek için de un ucuza satılarak, ucuz ekmek yedirildi. Bu sübvansiyon piyasadaki para miktarının artmasına neden olurken, döviz kaynakları tükendi. Hatta,1954 seçimlerinden sonra, 1854’te Osmanlı döneminde alınmaya başlayan ilk dış borçların tam 100 yıl sonra son taksiti ödenmişken, krizle birlikte dış kredi arayışı başladı.