Göstergebilimciler için bir gösterge iki parçadan oluşur: gösteren ve gösterilen. Örneğin “sözcük” -harfler veya sesler toplamı- gösterendir. Sözcüğün temsil ettiği şeyse “gösterilen” yani başka bir şeydir. Edebiyatta gösterenle gösterilen arasındaki ilişki, sanatın başlıca odağıdır. Şair bir yandan seslerden oluşan(gösteren), diğer yandan anlamlardan oluşan(gösterilen) yapılar kurar ve bu ikisinin arasındaki ilişki büyüleyicidir. Aslında şiirin verdiği hazzın büyük bir kısmı tam da burada, ses ve anlamın dansında yatar.
Ancak filmde(ve fotoğrafta) gösteren ve gösterilen neredeyse aynıdır: Sinemanın göstergesi, kısa devredir. Bir kitap resmi, kitaba kavramsal olarak “kitap” sözcüğünden çok daha yakındır.
Filmin dilini tartışmayı bu kadar zor kılan şey, gösterenle gösterilen arasındaki doğrudan ilişkidir. Metz’in unutulmaz biçimde ifade ettiği gibi, “Filmi açıklamak zordur, çünkü anlamak kolaydır.”