Fatih Başaran

Fatih Başaran
@FatihBasaran
Ege Üniversitesi/İletişim Fakültesi
Bursa
2 Şubat
87 okur puanı
Mayıs 2019 tarihinde katıldı
Sosyal bilimlerin gelişimi, sanatların pratik, faydacı bağıntısını ister istemez sınırlandırınca -ve büyük olasılıkla bu duruma tepki olarak- estetizm teorileri gelişmiştir. Sanatçıyı kâhin ve rahip olarak gören romantik kuramı esas alan geç Viktorya dönemine ait “sanat için sanat” hareketi, içerikten çok biçime önem vermiştir. Sanat sözcüğünün odağı bir kez daha değişmiştir. Sanatlar artık dünyayı anlama çabasından ibaret değildir; artık kendi başına bir amaçtır.
Sayfa 24·Kitabı okudu
Reklam
Antik çağda yedi etkinlik sanat olarak kabul edilmiştir: Tarih, Şiir, Komedi, Trajedi, Müzik, Dans ve Astronomi. Sanatların “müz” adı verilen kendi esin perileri vardır ve her sanat kendine özgü kural ve amaçlara sahiptir ama yedisini birleştiren ortak bir motivasyon mevcuttur. Bu motivasyon, evreni ve evrendeki yerimizi açıklama çabasıdır… … Örneğin tarih yalnızca modern sosyal bilimlerin değil, aynı zamanda roman ve kısa hikâye gibi düzyazı anlatıların yolunu açmıştır. Astronomi ise öngörü ve yorum gibi astrolojik işlevlerinde sosyal bilimlerin başka yönünü ortaya koyduğu için tüm modern bilimleri aynı anda temsil eder. Yunanlılar ve Romalılar şiir başlığı altında üç yaklaşım benimsemiştir: Lirik, Dramatik ve Epik. Bunlar modern edebi sanatları doğurmuştur.
Sayfa 22·Kitabı okudu

Fatih Başaran

, bir kitap okudu
Puan vermedi·743 syf.·
2023 34. kitabı
James Monaco
8.6/10 · 118 okunma
Son kırk yılda, Amerikalıların kişi başına geliri iki katından fazla arttı. İçinde bulaşık makinesi olan evlerin oranı yüzde 9’dan yüzde 50’ye çıktı. İçinde kurutma makinesi olan evlerin oranı yüzde 15’ten yüzde 73’e çıktı. Bu, mutlu insanların sayısının arttığını mı gösteriyor? Kesinlikle hayır. Daha çarpıcı bir örnek vermek gerekirse, geçtiğimiz kırk yıl içinde Japonya’da kişi başına düşen gelir beş kat arttı, ama kişisel mutluluk seviyesinde ölçülebilir bir artış gözlemlenmedi. Peki, insanlara mutluluk getiren şey para değilse, ne? Mutluluğu sağlayan en önemli etmen, yakın sosyal ilişkiler gibi görünüyor. Evli, iyi arkadaşları olan ve aileleriyle yakın olan insanlar, bunlara sahip olmayanlara göre daha mutlu. Dinsel topluluklara dâhil olan insanlar, olmayanlara göre daha mutlu. Subjektif mutluluk için, insanlarla iletişim içinde olmak zengin olmaktan daha önemli. Ama bu noktada bir şeye dikkat çekmek gerekiyor. Sosyal olmakla mutlu olmak arasında bir bağlantı olduğunu kesinlikle biliyoruz. Fakat, hangisinin sebep, hangisinin sonuç olduğunu o kadar net bilmiyoruz.
Sayfa 116·Kitabı okudu