Fatih Başaran

Fatih Başaran
@FatihBasaran
Ege Üniversitesi/İletişim Fakültesi
Bursa
2 Şubat
87 okur puanı
Mayıs 2019 tarihinde katıldı
Toplumlarda, kültürün özünü oluşturan öğe, o toplumda en güçlü olan grupların ruhu ya da düşünme biçimidir. Bunun nedeni, kısmen, bu grupların eğitim dizgesini, okulları, kiliseyi, basını, tiyatro-sinemayı denetleme ve böylece bütün bir nüfusa kendi fikirlerini benimsetme gücüne sahip olmasından kaynaklanmaktadır; üstelik, bu güçlü gruplar ünlü ve üstün konumda olduklarından, aşağı sınıflar onların değerlerine öykünmeye, bunları kabullenmeye ve kendilerini onlarla özdeşleştirmeye dünden hazırdırlar.
Sayfa 127·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İnsanoğlu, hayvanların sahip olduğu uygun edimde bulunma donanımıyla doğmamıştır; ana-babasına her hayvandan daha uzun süre bağımlı kalır, çevresine olan tepkileri, otomatik olarak düzenlenen içgüdüsel donanım yokluğunun getireceği her tehlike ve korkuyu yaşar. Öte yandan insanoğlunun bu çaresizliği, insan gelişmesinin kaynaklandığı temeli oluşturur; insanın biyolojik zayıflığı, insan kültürünün koşuludur.
Sayfa 51·Kitabı okudu
İnsan varoluşu, güdülerle hareket etme düşkünlüğünün bulunmama ölçüsü belli bir noktayı aştığında, doğaya uyarlanma artık zorlayıcı niteliğini yitirdiğinde ve davranış biçimleri artık kalıtsal olarak var olan mekanizmalar tarafından ayarlanmaz hale geldiğinde başlar. Başka şekilde söylemek gerekirse, insan varoluşu ve özgürlüğü, daha baştan birbirinden ayrılmaz iki öğedir. Burada özgürlük, “bir şeyi yapma” şeklindeki olumlu anlamında değil, “bir şeyi yapmama” , yani edimlerin içgüdüsel düşkünlükler sonucu gerçekleşmemesi anlamında özgürlüktür.
Sayfa 50·Kitabı okudu

Fatih Başaran

, bir kitap okudu
Puan vermedi·304 syf.·
2023 6. kitabı
Erich Fromm
8.7/10 · 2.004 okunma
- Başka birini de sevdiğimi biliyor musun? Bıçak gibi sessizlikle yeniden bölünüvermişti her şey. Nermin kımıldamadan bakıyordu. Bir süre kaldı öylece. İçinde kopanları örtbas etmesini ustalıkla becerebilmişti yine. Yavaşça, mırıldanır gibi: - Kimseyi sevemeyecek kadar bencil olduğunu biliyorum, dedi. Hangi zavallıysa onun bunu anlayacağı güne kadar beklemesini de bilirim…
Sayfa 377·Kitabı okudu