Soruma gerçekten cevap arıyordum. Bu İstanbul niye bu kadar seviliyordu? Hayatımda gördüğüm en kalabalık şehirdi bir kere! Ve bu kadar kalabalık olmasına rağmen hepimiz yalnızdık.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Zaten bir kitabı on kere okumak, on farklı kitabı okumaktan yeğdir. Kitabı ilk okuduğunuzda kitap hakkında fikir sahibi olursunuz. İkinci kez okuduğunuzda anlamaya başlarsınız. Üç ve daha sonraki okumalarda fark etme süreci başlar. İşte gerçekten kitap okumaya da bu süreçte başlarsınız. Sizin bir çırpıda okuduğunuz paragrafı yazan yazar, o paragrafı yazmak için saatlerce düşünmüştür. Bir yerlerine sıkıştırdığı benzetmelerin, ironilerin, kişileştirmelerin tamamını ilk okuduğunuzda görmeniz imkansızdır. Olay örgüsünün büyüleyiciliği sizi yazarın sanatından uzaklaştırır. Oysaki yazarın derdi, olay örgüsünü sanatıyla anlatmaktır.
Arkadaşlarım ülkenin aydın kesimini oluşturuyordu. Yan yana gelince edebiyat, resim, felsefeden söz ediyorduk. Halbuki okuduğum insanlar edebiyattan değil, insandan bahsediyorlardı. Onlar insanı kalemlerinin odak noktası haline getirmişti ve bu yoğunlaşma da onların yazdıklarını edebi eser haline getiriyordu.