Her insana zamanın sonsuz uçurumunda ne kü çük bir parça ayrılmış. Bir anda sonsuzluğun içinde kay bolur insan. Evrensel maddenin, evrensel ruhun ne kadar küçük bir parçası düşmüştür insanın payına. Bütün yeryü zünün ne küçük bir parçasında sürünüyorsun. Hep bunla rı düşün ve şundan başka hiçbir şeyi önemseme: Doğa seni neye yönlendirirse onu yap, evrensel doğa sana ne getirirse kabul et.
Ya alıştığın yerde yaşarsın, ya da kendi isteğinle alış tığın yerin dışına çıkarsın; ya da ölürsün ve hizmetin tamam lanır. Bunlardan başka seçenek yok. Bu yüzden cesur ol.
Bir insana iyilik yaptığında daha fazla ne isteyebilirsin ki? Kendi doğanla uyumlu bir şey yapmış olmak sana yetmi yor mu? Bir mükafat mı bekliyorsun? Eğer öyleyse bunun, gözün gördüğü için, ayakların da yürüdüğü için mükafat talep etmelerinden farkı yok. Bu uzuvlar, kendilerine özgü olan bu işleri yapmak için yaratılmıştır; iyilik yapmak için
dünyaya gelen insan da, herhangi bir iyilik yaptığında ya da ortak çıkara faydalı olduğunda sadece kendi payına dü şeni yapmış olur ve bunun sonucunda alacağı mükafat da budur.