“Peki gerçeklik nedir ?”
“Çoğunluk ne diyorsa odur. İlle de en iyisidir ya da en mantıklısıdır anlamına gelmez bu, toplumun bir bütün olarak isteklerinin en yakından karşılayandır. Boynumdaki şu şeyi görüyor musun ?”
“Kravatınızı mı yani?”
“Tastamam! Yanıtın tamamen normal bir insanın vereceği mantıklı,uyumlu bir yanıt: kravat!.. Oysa deli olan biri boynumdaki bu şeyin saçma sapan, yararsız, renkli bir bez parçası olup çok karmaşık bir biçimde bağlandığını, ciğerlerime hava gitmesini ve kafamı çevirmemi zorlaştırdığını söyleyecektir. Yalan da değil, bir vantilatöre falan yaklaştığımda çok dikkatli davranıyorum, bir kaptırdım mı bu bez parçası yüzünden boğulabilirim.
Bir deli bana bu kravatın ne işe yaradığını soracak olsa, ister istemez hiçbir şey, demek zorundayım. Yalnızca süs olarak kullanıldığı bile söylenemez, çünkü günümüzde cesaretin, gücün, üstünlüğün simgesi haline geldi. Tek yararlı işlevi, eve gidip de çıkardığımızda hissettiğimiz rahatlama; insan sanki bir şeyden kurtulmuş gibi oluyor, neden kurtulduğunu bilemiyor, o başka.
Peki, o rahatlama duygusu bu mereti takmamız için geçerli bir neden mi? Hayır. Gene de bir deliye ve bir normal insana bunun ne olduğunu sorsam, aklı başından olan ‘kravat’ yanıtını verecektir. Kimin doğruyu söylediği değil, kimin doğru yanıtı verdiği önemli.”
“Demek renkli bir bez parçasının doğru adını söylediğim için benim deli olmadığım sonucuna varıyorsunuz.”