"Bedenlerine girdiğim insanların kırıklarını üzerimde taşıdım. Çok kavga ettim, çok sevdim, çok ağladım. Her şeyi kitaplarda tükettim ve sanırım o yüzden, buhayatıma hiçbir şey kalmadı"
İnsanları tanımak, bilinmeyen sularda yüzmek gibiydi. Birini tanıdığınızı sandığınız an yanılırdınız. Kimse kimseyi tam anlamıyla bilemezdi. İnsan kendini bilemiyordu da kalkıp nasıl başkasını tanıdığını söyleyebilirdi?
Aşk zamanla inşa edebileceğin, güven, saygı ve sadakat üzerine kurulu bir yapıydı; birini alıp yapbozunuzun eksik bir parçasıymış gibi mükemmel bir şekilde boşluğa oturtmaya çalışmamak, çalışırken kendi tablonuza da o parçaya da zarar vermemeliydiniz esasında